Tozkoparan Höyüğü’nde Hummalı Çalışma
Tunceli’de gerçekleştirilen arkeolojik kazılar, Anadolu tarihinin bilinmeyen sayfalarını gün yüzüne çıkarıyor. Keban Barajı kurtarma kazılarıyla başlayan ve uzun bir sessizliğin ardından yeniden canlanan çalışmalar, insanlık tarihine ışık tutuyor. Pertek ilçesindeki Tozkoparan Höyüğü’nde yürütülen kurtarma kazıları, sadece bölge tarihini değil, tüm Mezopotamya arkeolojisini derinden etkileyecek bulgular sunuyor.
Tunceli Müzesi başkanlığında yürütülen ve çok sayıda üniversiteden akademisyenin danışmanlık yaptığı kazılarda, uzman arkeologlar ve sanat tarihçileri görev alıyor. Birinci derece arkeolojik sit alanı olan bölgede, tarihin derin izlerine zarar vermemek için çalışmalar büyük bir titizlikle gerçekleştiriliyor. 2020 yılında yeniden hız kazanan bu kazı çalışmaları, bölgenin geçmişine dair çok çarpıcı veriler ortaya koyuyor.
7 Bin Yıl Önceki Yaşama Dair Kanıtlar
Yapılan incelemeler, bölgedeki yerleşik yaşamın milattan önce 5000’li yıllara, yani günümüzden yaklaşık 7 bin yıl öncesine kadar uzandığını gösteriyor. Kazılarda elde edilen bulgular, Tunceli’nin çok eski dönemlerden itibaren kesintisiz bir yerleşim yeri olduğunu kanıtlıyor. Daha önce çevre illere gönderilen tarihi eserler, Tunceli Müzesi’nin açılmasıyla birlikte ait oldukları topraklara geri getirilerek sergilenmeye başlandı.
Gizemli Çocuk İskeleti ve Anıtsal Yapı
Kazıların en dikkat çeken keşiflerinden biri, milattan önce 4300 yılına tarihlenen bir çocuk iskeleti oldu. Yapılan DNA testleri ve laboratuvar incelemeleri, o dönemin insanlarının defin ritüellerine dair sarsıcı detaylar barındırıyor. Çocuğun yerleşim alanının hemen içine gömülmesi, aile bağlarının ve kayıp acısının o dönemde de ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Aynı tabakada ulaşılan devasa anıtsal duvarlar ise araştırmacıları heyecanlandırıyor. Bu yapının o döneme ait bir saray ya da mabet olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor.
Tarih Kitaplarını Değiştiren Mezopotamya Bağlantısı
Kazıların dünya arkeoloji literatürüne girmesini sağlayan asıl bulgu ise Ubeyd seramikleri oldu. Güney Mezopotamya kökenli Ubeyd kültürünün Fırat’ın bu kadar kuzeyine kadar ulaştığı daha önce bilinmiyordu. Bu keşif, bölgedeki ticaret ve göç yollarının yeniden tanımlanmasını zorunlu kılıyor. Tunceli, tarih öncesi dönemlerin en stratejik geçiş noktalarından biri olduğunu bu bulgularla kanıtlamış durumda.
Kaynak: Hürriyet






