Gastronomi Turizminde Trabzon Dönemi Başlıyor
Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) tarafından yürütülen Lezzet Noktası Projesi kapsamında Trabzon, Türkiye Kültür Yolu Festivali tarihinin en geniş gastronomi seçkisine ulaştı. Toplamda 51 farklı noktanın dahil edildiği bu süreç, şehrin yerel mutfağını ve turizm potansiyelini ulusal boyuta taşıyor. Şehir, gastronomi turizmindeki iddiasını bu rekorla bir kez daha kanıtlarken, yerel işletmelerin görünürlüğü de en üst seviyeye çıkıyor.
Festivalin gastronomi ayağında önemli isimler bir araya geldi. Şef Erşan Yılmaz’ın ev sahipliğinde gerçekleşen turlara Ömür Akkor, Emre Murat ve Gökhan Ali Çamkerten gibi ünlü şefler katılım sağladı. Ortahisar’dan Uzungöl’e, Maçka’dan Sürmene’ye kadar yayılan bu geniş rota, Trabzon’un sadece doğasıyla değil, yemek kültürüyle de ne kadar iddialı olduğunu gösteriyor. Vakfıkebir’den Araklı’ya kadar her durak, Karadeniz’in kadim yemek kültürünü temsil ediyor.
Şef Erşan Yılmaz, Trabzon mutfağının Türkiye’nin en güçlü miraslarından biri olduğunu belirtti. Yılmaz’a göre kentin zenginliği ilçeden ilçeye büyük farklılıklar gösteriyor. Vakfıkebir ekmeği, mısır ekmeği, Akçaabat köftesi ve dünyaca ünlü Karadeniz tereyağları bu zenginliğin sadece bir kısmını oluşturuyor. Şehrin tatlısından çorbasına kadar uzanan yelpazesi, turistlerin sadece yemek yemek için bile Trabzon’u tercih etmesine neden oluyor. Bu çeşitlilik, şehrin ekonomik döngüsüne de doğrudan katkı sağlıyor.
Ömür Akkor ise Trabzon’un çok katmanlı bir mutfak kültürüne sahip olduğunu vurguladı. Denizden yaylaya, mevsimlik otlardan geleneksel yemeklere kadar geniş bir ürün çeşitliliği bulunduğunu belirten Akkor, yerel malzemelerin kullanım başarısına dikkat çekti. Bu tür festivallerin, yıllardır arka planda kalan gastronomi zenginliğini gün yüzüne çıkardığını ifade etti. Şeflerin yaptığı bu ziyaretler, kentin mutfak özgüvenini artırırken küresel ölçekte tanıtım imkanı sunuyor.
Ekonomik açıdan da büyük bir canlılık getiren proje, yerel esnafın ve işletmelerin yüzünü güldürüyor. Yaz aylarında artan turist yoğunluğu, 51 farklı lezzet noktasının belirlenmesiyle birlikte doğrudan yeme-içme sektörüne kanalize ediliyor. Bu durum hem istihdama katkı sağlıyor hem de şehrin marka değerini yükseltiyor. İşletmelerin hazırlık süreçleri ve ürün kaliteleri, bu tür denetimli projelerle birlikte daha yüksek standartlara ulaşıyor.
Trabzon mutfağının imza lezzetleri olan kuymak, hamsi, karalahana çorbası ve laz böreği gibi tatlar, oluşturulan bu yeni rotalar sayesinde daha kolay ulaşılabilir hale geldi. Ziyaretçiler, festivalin resmi mecraları üzerinden bu rotaları takip ederek şehrin en iyi lokantalarını ve gizli kalmış lezzet duraklarını keşfetme imkanı buluyor. Şehir genelinde oluşan bu gastronomi hareketliliği, Karadeniz turizmine yeni bir soluk kazandırırken yerel üretimin de desteklenmesine öncülük ediyor.
Kaynak: Hürriyet






