MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9822 ▲ %0,02
EURO 53,5221 ▲ %0,31
ALTIN 6.599,09 ▲ %0,69

TBMM’de Tarihi Eşik: Terörsüz Türkiye İçin Milli Uzlaşı

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), ülkenin demokratik olgunluğunu ve toplumsal barış arayışını simgeleyen tarihi günlerinden birine tanıklık etti. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında toplanan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, 21. toplantısıyla kritik bir süreci geride bıraktı. 5 Ağustos’tan bu yana titizlikle sürdürülen çalışmaların sonunda ortaya çıkan tablo, sadece siyasi bir metin değil; aynı zamanda Türkiye’nin 86 milyon ferdini kapsayan bir ‘kardeşlik beyannamesi’ niteliği taşıyor. Devlet aklının, toplumsal vicdanla buluştuğu bu rapor, Türkiye’nin kronik sorunlarını kendi öz kaynakları ve yerli modelleriyle çözme iradesini temsil ediyor.

Demokratik Reformlar ve Özgün Türkiye Modeli

Toplantının odağında, güvenlik ve özgürlük dengesini koruyan, dış dayatmalardan uzak bir ‘Türkiye Modeli’ yer aldı. AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, sürecin sadece bir güvenlik perspektifine hapsedilemeyeceğini vurgularken, demokratik reformların kesintisiz süreceği mesajını verdi. Gül’ün, Türk ve Kürt halklarının etnik bir çatışmanın tarafı olmadığı, aksine acıda ve sevinçte birleşmiş tek bir millet olduğu yönündeki sözleri, komisyonun temel felsefesini özetler nitelikteydi. Hüseyin Yayman’ın ‘Türkiye ittifakı’ olarak tanımladığı bu süreç, devletin çözüm odaklı iradesini ‘baldıran zehri içme’ pahasına sürdüreceğini bir kez daha tescilledi. Raporda öngörülen yeni yaklaşım, dış dünyadan kopyalanan şablonlar yerine; Anadolu’nun tarihsel birikimine ve millet iradesine dayanıyor.

Hukuki çerçevede ise Cüneyt Yüksel’in ‘Evlatlarımız değil, silahlar toprağa gömülsün’ ifadesi, stratejik bir hedefin insani boyutunu gözler önüne serdi. Kurulması planlanan müstakil ve geçici kanun yapısının bir af düzenlemesi olmadığının, aksine mağdur adaletini koruyan ve suçun bireyselliğini merkeze alan ölçülü bir sistem olduğunun altı çizildi. AK Parti Ankara Milletvekili Kürşad Zorlu ise devletin kırmızı çizgilerini hatırlatarak, Anayasa’nın ilk dört maddesinin ve üniter yapının asla bir pazarlık konusu edilemeyeceğini kararlılıkla ifade etti.

Yargıda Reform İhtiyacı ve Siyasi Eleştiriler

MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız’ın infaz sistemine yönelik ‘yamalı bohça’ benzetmesi, toplantının en çarpıcı teknik eleştirilerinden biri olarak kayıtlara geçti. Türkiye’nin hukuk devletinden ödün vermeden, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarıyla uyumlu, daha adil bir infaz rejimine ihtiyaç duyduğunu belirten Yıldız, özellikle cezaevlerindeki hasta ve yaşlı mahkumların durumunun insani bir öncelik olduğunu hatırlattı. Bu yaklaşım, komisyonun sadece terörle mücadele değil, aynı zamanda kapsamlı bir adalet reformu için de zemin hazırladığını gösteriyor.

Öte yandan, sürecin kapsayıcılığına dair muhalefet kanadından eleştiriler de eksik olmadı. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, raporun belirli bölümlerindeki dili sorunlu bulduklarını ifade ederken, asıl önemli olanın raporun ‘rafta kalmaması’ ve ivedilikle idari/yasal adımlara dönüşmesi gerektiğini vurguladı. Türkan Elçi’nin faili meçhul cinayetler ve Cumartesi Anneleri üzerinden dile getirdiği vicdani şerh ise toplumsal barışın inşasında geçmişin yaralarının sarılmasının ne denli hassas bir terazi gerektirdiğini bir kez daha hatırlattı. Sonuç olarak, Milli Dayanışma ve Kardeşlik Raporu; tüm görüş ayrılıklarına rağmen Türkiye’nin ortak geleceğini inşa etme yolunda atılmış, geri dönüşü olmayan demokratik bir adım olarak tarihe not düşüldü.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir