Haliç Kongre Merkezi’nin manevi atmosferinde düzenlenen iftar programında Türkiye’nin dört bir yanından gelen çiftçilerimizle bir sofrada buluşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, tarım sektörünün geleceğine dair hayati açıklamalarda bulundu. Son dönemde kamuoyunda sıkça dile getirilen ve tarımın gerilediğine dair oluşturulmaya çalışılan karamsar havaya sert bir duruş sergileyen Erdoğan, üretimin durmayacağını ve aksine daha da güçleneceğini vurguladı. Cumhurbaşkanı, tarımın bir milletin bekası olduğunu hatırlatarak, üreticinin elini her zamankinden daha güçlü tutacaklarının sözünü verdi.
Tarım Sektörüne 939 Milyar Liralık Dev Bütçe
Hükümetin tarım politikalarındaki kararlılığını rakamlarla ortaya koyan Erdoğan, geçtiğimiz yıl sektöre sağlanan desteğin ulaştığı devasa boyutu paylaştı. Sadece 2023 yılında; doğrudan destekler, düşük faizli kredi imkanları, yatırım ödenekleri ve ihracat teşvikleri dahil olmak üzere sektöre toplamda 706 milyar lira kaynak aktarıldığını belirtti. Ancak asıl büyük hamle, önümüzdeki dönemin planlamasında yatıyor. Cumhurbaşkanı’nın paylaştığı verilere göre, 2026 yılı için tarıma ayrılan toplam bütçe hedefi tam 939 milyar liraya yükseltildi. Bu artış, yerel üretimin sürdürülebilirliği ve gıda arz güvenliğinin garanti altına alınması açısından tarihi bir eşik olarak kabul ediliyor. Uzmanlar, bu dev bütçenin tarımsal teknolojilerin modernizasyonundan, sulama projelerinin tamamlanmasına kadar geniş bir yelpazede çarpan etkisi yaratacağını öngörüyor.
Hayvancılıkta Yeni Dönem: Faizsiz Kredi ve Sigorta Desteği
Üreticilerin en çok yüzünü güldüren haber ise küçükbaş hayvancılık alanında geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle kırsal kalkınmayı tetikleyecek yeni bir projeyi devreye aldıklarını müjdeledi. Bu projeden faydalanacak her bir üreticiye 95 dişi ve 5 erkek küçükbaş hayvan temin edileceği açıklandı. Projenin en dikkat çekici tarafı ise finansman modeli oldu. Üreticilerimiz, bu yatırım için Ziraat Bankası üzerinden tamamen faizsiz kredi kullanabilecek. Üstelik bu krediler, üreticinin kendini toparlaması için 2 yıla kadar geri ödemesiz olacak ve devamında 7 yıla kadar uzanan vade seçenekleriyle sunulacak. Devletin üreticiyi koruma hamlesi bununla da sınırlı kalmıyor; alacakları hayvanların ilk bir yıllık sigorta masrafları da bizzat devlet tarafından karşılanacak.
Bölge müdürlüğümüzün yaptığı analizlere göre, bu teşvikler özellikle Anadolu’daki küçük aile işletmelerinin yeniden canlanmasını sağlayacaktır. Hayvan varlığının artmasıyla birlikte orta vadede kırmızı et fiyatlarında bir denge oluşması ve köylerden şehre göçün yavaşlaması bekleniyor. Tarımsal üretimi bir ‘vatan savunması’ olarak niteleyen bu yeni vizyon, yerel ekonominin çarklarını çok daha güçlü bir şekilde döndürecektir.






