Malatya’da Bir Genç Fidan Daha Devrildi
Türkiye’nin bitmek bilmeyen inşaat hırsı ve ‘ucuz iş gücü’ arayışı, yine bir ocağa ateş düşürdü. Malatya’nın Yeşilyurt ilçesi Yakınca Mahallesi’nde henüz hayatının baharında olan 17 yaşındaki Engin Tuncay, stajyer olarak girdiği inşaat sahasında can verdi. İddiaya göre, ustasının ‘üst kattan malzeme getir’ demesiyle yukarı çıkan Engin, bir daha geri dönemedi. Spiral makinesini almak için gittiği o kat, gencecik bir hayatın son durağı oldu. Olayın ardından bölgeye sevk edilen sağlık ekipleri ve güvenlik güçleri, inşaat sahasında geniş çaplı inceleme başlattı.
Stajyerlik mi Yoksa Modern Kölelik mi?
Ekonomi yönetiminin ve sanayi odalarının her fırsatta dile getirdiği ‘ara eleman açığı’ ve ‘mesleki eğitim’ güzellemelerinin altından ne yazık ki böyle acı tablolar çıkıyor. Stajyer dediğiniz çocuk, işi öğrenmek için oradadır; en tehlikeli işlere en korumasız şekilde koşturulmak için değil. 17 yaşındaki bir gencin, yüksek katlı bir inşaatta, yeterli güvenlik önlemi alınmadan tek başına bırakılması hangi vicdana, hangi iş güvenliği yasasına sığar? Bu olayın faturası sadece bir tazminat davası değildir; bu, Türkiye’nin yetişmiş insan kaynağına ve geleceğine vurulan ağır bir darbedir.
İnşaat Sektörünün Gizli Yarası: Güvenlik İhmali
Sektör temsilcileri maliyetlerin arttığından, malzeme fiyatlarının tavan yaptığından dert yanıyor. Ancak görüyoruz ki, kısılan ilk maliyet kalemi yine işçi sağlığı ve güvenliği oluyor. Bir bareti, bir güvenlik filesini veya basit bir emniyet kemerini çok gören zihniyet, bugün bir ailenin dünyasını başına yıktı. Engin Tuncay, olay yerinde bulunanlar tarafından özel bir araçla Yeşilyurt Hasan Çalık Devlet Hastanesi’ne yetiştirilmeye çalışılsa da yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Güvenlik kameralarına yansıyan o anlar, aslında bir sistemin çöküşünü ve denetimsizliği bizlere bir kez daha izletiyor.
Sorumlular Hesap Vermeli, Denetimler Sıkılaşmalı
Olayla ilgili geniş çaplı bir soruşturma başlatıldı ama biz bu filmi daha önce çok izledik. Dosyalar açılır, bilirkişi raporları hazırlanır, ihmali olanlar birkaç ay gündemde kalır, sonra konu bir şekilde unutulur gider. Oysa burada sorgulanması gereken sadece o talimatı veren ‘usta’ değil, o inşaatın denetimini kağıt üzerinde bırakıp sahaya inmeyen yetkililer ve gencecik stajyerleri tehlikeye atan sistemin kendisidir. 17 yaşındaki bir çocuğun inşaat sahasında spiral makinesi peşinde koşarken hayatını kaybetmesi, ‘kaza’ denilip geçilecek bir durum değildir. Bu, basbayağı bir sistem hatasıdır ve bedeli gencecik bir canla ödenmiştir.
Adli Tıp Kurumu’ndaki otopsi işlemlerinin ardından Engin’in cenazesi ailesine teslim edildi. Geriye ise gözü yaşlı bir aile ve ‘staj’ adı altında kontrolsüzce çalıştırılan gençlerin sorulamayan hesabı kaldı. Ekonomi dediğiniz sadece faiz ve kur rakamlarından ibaret değildir; insanı yaşatamadığınız, gencinizi koruyamadığınız hiçbir ekonomik model başarıya ulaşamaz. Bu acı olayın takipçisi olmak, benzer trajedilerin yaşanmaması için en büyük toplumsal sorumluluğumuzdur.






