LGS Tercih Sürecinde Doğru Yol Haritası Nasıl Olmalı?
Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınav sonuçlarının 10 Temmuz’da açıklanmasının ardından, öğrenciler ve aileler için en kritik dönem olan tercih maratonu başladı. Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Galip Yüksel, adayların kendi potansiyellerine uygun bir planlamayla doğru hedeflere odaklanmasının uzun vadeli başarının anahtarı olacağını belirtti.
Velilerin Rolü Yol Gösterici Destek Olmalı
Tercih sürecinin yalnızca akademik başarıya odaklanan bir sıralama olarak görülmemesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Galip Yüksel, bu dönemin bireylerin kimlik gelişimi ve kariyer yönelimlerinin ilk adımlarından biri olduğunu ifade etti. Yapılacak lise tercihinin öğrencinin sadece kısa vadeli eğitim ortamını değil, uzun vadeli kişisel gelişim rotasını da şekillendireceğini aktaran Yüksel, anne ve babaların baskıcı yönlendirmeler yapmak yerine, çocuklarının kendi hikayelerini yazmalarına yardımcı olacak destekleyici bir rolde olmaları gerektiğini vurguladı.
Yüksek Sınav Puanı Tek Başına Yeterli Değil
Doğru okulun sadece yüksek puanla girilen kurumlardan ibaret olmadığını dile getiren Yüksel, seçilen okulun öğrencinin gelecekteki stres ve kaygı yönetimi becerilerini de doğrudan etkileyeceğini kaydetti. Öğrencilerin içe ya da dışa dönüklük ile liderlik gibi mizaç özelliklerine dikkat çekilerek fen, sosyal bilimler, anadolu veya güzel sanatlar liseleri gibi farklı alternatiflerin bu özelliklere uygun olarak değerlendirilmesi tavsiye edildi.
Okul Türlerine Göre Doğru Tercih Kriterleri
Uzmanlar, lise tercihlerinin sadece sınav netlerine göre değil, öğrencilerin öz güveni, kaygıları ve ilgileri gibi psikolojik faktörler de göz önünde bulundurularak yapılması gerektiğini belirtiyor. Bu kapsamda öne çıkan okul türlerinin özellikleri şu şekilde sıralanıyor:
– Analitik düşünme yeteneği gelişmiş ve rekabetçi ortamlardan hoşlanan öğrenciler için fen liseleri öne çıkıyor.
– Sözel becerileri güçlü, eleştirel ve sorgulayıcı düşünme yapısına sahip adaylar için sosyal bilimler liseleri daha uygun bir alternatif sunuyor.
– Anadolu liseleri daha dengeli bir eğitim programı uygulayarak farklı disiplinlere yönelme esnekliği sağlıyor.
– Meslek liseleri ise pratik öğrenme süreçlerine yatkın öğrencilere erken yaşta sektörel tecrübe kazandırarak iş hayatına daha hızlı adaptasyon imkanı tanıyor.
Tercihi Kolaylaştıracak 5 Önemli Tavsiye
1- Öğrencinin ilkokul yıllarından itibaren gösterdiği eğilimler ve ilgi alanları yakından izlenmelidir.
2- Öğrenciler; sanat, spor, fen ve sosyal bilimler gibi farklı çalışma alanlarıyla tanıştırılmalıdır.
3- Herhangi bir yeteneğin kaybolması durumunda ortaya çıkabilecek belirsizliklerin yönetilmesi adına öğrencinin çok yönlü gelişimi desteklenmelidir.
4- Sadece yazılı sınav sonuçlarına bakmak yerine, öğrencinin kendisini hangi derslerde daha donanımlı ve başarılı hissettiği belirlenmelidir.
5- Başarı kavramı sadece elde edilen puanla değil, öğrencinin ilgilendiği alandaki zorluklarla başa çıkma kararlılığıyla ölçülmelidir.
Kaynak: Hürriyet






