MENÜ
06 Haziran 2026 Cumartesi
DOLAR 46,0985 ▲ %0,05
EURO 53,1535 ▼ %0,91
ALTIN 6.402,09 ▼ %3,34

Polise Dayak Atan Serbest, Ateş Açan Memur Hapiste

Parkta Başlayan Tartışma ve Kanlı Bitiş

İstanbul’un kalabalık semtlerinden Hamidiye Mahallesi, sıradan bir Salı öğleden sonrasında adeta bir aksiyon filmi setine dönüştü. Ancak bu filmde ne dublörler vardı ne de sahte mermiler. Her şey, okul çevresinde düzeni sağlamakla görevli bir polis memurunun, parkta yüksek sesle küfür edip çevreye rahatsızlık veren bir grup genci uyarmasıyla başladı. Modern toplumun en büyük açmazlarından biri olan ‘otoriteye saygı’ meselesi, o an Hamidiye’de bir kırılma yaşadı. Polisin uyarısına ‘tamam’ demek yerine yumruklarla karşılık veren 16 yaşındaki gençler, devletin memurunu burnundan yaralayarak olayı bambaşka bir boyuta taşıdı.

Bir Kurşun Bir Hayatı Nasıl Karartır?

Burnuna aldığı darbeyle sarsılan polis memuru H.Ç., kaçan şüphelilerin peşine düştüğünde adrenalin ve fiziksel acının etkisindeydi. ‘Dur’ ihtarının havada asılı kaldığı o kaos anında silahlar ateşlendi. Ancak o namludan çıkan mermiler, kaçan saldırganları değil, dükkanının önünde belki de sadece rızkının peşinde olan berber Hakan B.’yi hedef aldı. Göğsüne isabet eden kurşunla yere yığılan talihsiz esnaf, bir anda hayat mücadelesi vermeye başladı. Olay yerine gelen sağlık ekiplerinin müdahalesi ve kaldırıldığı Seyrantepe Hamidiye Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki çabalar sonucunda Hakan B.’nin durumunun iyiye gitmesi, bu trajik hikayenin tek tesellisi oldu.

Sistemin İronisi: Kim Dışarıda Kim İçeride?

Olayın ardından hukuk çarkları dönmeye başladı ama ortaya çıkan tablo, kamuoyu vicdanında derin soru işaretleri bıraktı. Polisi darbeden, burnunu kıran ve olayın fitilini ateşleyen 16 yaşındaki üç genç, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Sonuç? Biri savcılıktan, ikisi ise ‘adli kontrol’ şartıyla serbest bırakıldı. Yani memura el kaldıranlar, akşam yemeğinde evlerindeydi. Peki ya kendi silahından çıkan kurşunla bir sivili yaralayan polis memuru? O, ‘ev hapsi’ cezasıyla dört duvar arasına mahkum edildi. Bir yanda görevini yaparken saldırıya uğrayan ama kontrolü kaybettiği için hürriyeti kısıtlanan bir memur, diğer yanda hiçbir şey olmamış gibi sokağa dönen ‘suç kaydı temiz’ gençler.

Sokaktaki Güvenlik ve Adalet Terazisi

Bu olay, sadece bir yaralama veya bir polisi darp vakası değil; sokaktaki güvenliğin ne kadar pamuk ipliğine bağlı olduğunun acı bir göstergesi. Kanunların caydırıcılığı ile polisin müdahale yetkisi arasındaki o ince çizgi, bir berberin göğsünde mermi izi, bir memurun evinde hapis cezası olarak son buldu. Toplum olarak şu soruyu sormaktan kendimizi alamıyoruz: Sokaktaki gençlerin kuralsızlığına karşı koymaya çalışan devlet, kendi memurunu koruyabiliyor mu? Yoksa her müdahale, memuru bir suçluya, masum bir esnafı ise bir kurbana mı dönüştürüyor? Hamidiye’deki bu sessiz çığlık, adalet sisteminin açıklarını bir kez daha gün yüzüne çıkardı.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir