Peri Çayı’nın Yükselen Öfkesi ve İhmaller
Bingöl’ün Karlıova ilçesine bağlı Kaynarpınar köyünde dün akşam saatlerinde yaşananlar, bölgedeki güvenlik ve altyapı sorunlarını bir kez daha gündeme getirdi. Günlerdir aralıklarla devam eden yağışların ardından Peri Çayı’nın debisi tehlikeli seviyelere ulaştı. Ancak asıl mesele sadece yağışlar değil; bu tür riskli dönemlerde hayvanların ve insanların kullandığı güzergahların neden hala kontrol altına alınmadığı sorusu akılları kurcalıyor. Karşı kıyıdaki otlaklardan dönmeye çalışan bir atın, azgın sulara girmesiyle birlikte saniyeler içinde akıntıya kapılıp metrelerce sürüklenmesi, sıradan bir kaza gibi görünse de aslında bölgedeki büyük bir boşluğun işareti.
Saniyelerle Ölçülen Yaşam Mücadelesi
Çevredeki köylülerin cep telefonu kameralarına yansıyan görüntülerde, hayvanın akıntıya karşı verdiği amansız mücadele net bir şekilde görülüyor. Metrelerce sürüklenen ve defalarca suyun dibine batıp çıkan atın mucizevi bir şekilde kıyıya ulaşması yüreklere su serpse de, bu durum her zaman böyle sonuçlanmıyor. Bölge halkı, hayvancılığın temel geçim kaynağı olduğu bu coğrafyada, her yıl benzer kayıpların yaşandığını belirtiyor. Peri Çayı gibi debisi mevsimsel olarak çok hızlı değişen akarsuların üzerinde yeterli geçiş köprüsü bulunmaması, köylüleri ve hayvanları bu tehlikeli sulara girmeye mecbur bırakıyor. Burada asıl sorgulanması gereken, modern mühendislik imkanlarına rağmen neden hala bu geçiş yollarının ıslah edilmediğidir.
Ekonomik Risk ve Gelecek Kaygısı
Doğu Anadolu’da bir hayvanın kaybı, bir ailenin yıllık emeğinin ve sermayesinin yok olması anlamına geliyor. Kaynarpınar köyündeki bu olay, hayvancılıkla geçinen vatandaşların doğa olayları karşısında ne kadar savunmasız bırakıldığını gösteriyor. Bölgedeki drenaj sistemlerinin, dere yatağı düzenlemelerinin ve özellikle meralara ulaşım yollarının gözden geçirilmesi elzem. Eğer bu at kurtulmasaydı, bugün sadece bir telef haberinden bahsedecektik. Oysa mesele, bu riskin neden öngörülmediği ve bu suların neden bu kadar kolay can alabilecek birer tuzağa dönüştüğüdür.
Altyapı Eksikliği mi Yoksa Doğal Afet mi?
Uzmanlar, iklim değişikliğiyle birlikte ani ve şiddetli yağışların artacağını yıllardır söylüyor. Bu durumda, Peri Çayı ve benzeri akarsuların debisindeki artışların bir sürpriz olarak kabul edilmesi mümkün değil. Karlıova’nın sarp coğrafyasında yaşam mücadelesi veren insanlar için güvenli geçiş noktaları oluşturulmadığı sürece, her bahar ve sonbaharda benzer sahneler yaşanmaya devam edecek. Yerel yönetimlerin ve ilgili bakanlıkların, bölgedeki mera yollarını ve akarsu yataklarını acilen bir denetimden geçirmesi, halkın en büyük beklentisi haline gelmiş durumda. Bu olay, sadece bir hayvanın kurtuluş hikayesi değil, bir bölgenin çözüm bekleyen kronik sorunlarının su yüzüne çıkmış halidir.






