Bir Devrin Mimarına Veda Değil, Vefa
Türkiye’nin hantal devlet yapısına savaş açan ve ülkeyi küresel sistemle tanıştıran Turgut Özal, vefatının 33’üncü yılında yine o sarsılmaz hatırasıyla Topkapı’daydı. Anıt mezar başında düzenlenen tören, sadece bir anma programı değil, aynı zamanda 1980’lerin o dönüşüm ruhunun hala ne kadar diri olduğunun bir göstergesiydi. Modern Türkiye’nin temellerini atan 8. Cumhurbaşkanı Özal, siyasetin bugün bile hala aşmaya çalıştığı bürokratik engelleri yıkan adam olarak, ailesi ve devletin üst düzey temsilcileri tarafından yad edildi.
Devletin Zirvesi ve Özal Ailesi Yan Yana
Törene Özal ailesinin tüm fertleri çıkarma yaptı. Ahmet, Zeynep ve Efe Özal’ın yanı sıra torunları da oradaydı. Ancak bu anma sadece bir aile buluşması değildi; devletin protokolü de tam kadro Topkapı’daki yerini aldı. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, İstanbul Valisi Davut Gül ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanvekili Nuri Aslan gibi isimlerin katılımı, Özal’ın siyaset üstü konumunun altını bir kez daha çizdi. Törende okunan dualar ve bırakılan karanfiller, bir siyasetçinin ötesinde, halkın zihninde yer eden ‘Tonton Amca’ figürünün ve devrimci devlet adamı kimliğinin birleşimiydi.
Menderes ve Özal: Aynı Kaderin Yolcuları
Anma programı sadece Özal ile sınırlı kalmadı. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve beraberindeki heyet, Turgut Özal Anı Mekânı Müzesi’ni ziyaret ettikten sonra manidar bir rotaya saptı. Eski Başbakan Adnan Menderes ile yol arkadaşları Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ın kabirleri ziyaret edildi. Bu ziyaret, Türkiye’nin demokrasi tarihindeki o meşhur ‘merkez sağ’ çizgisinin sürekliliğini temsil ediyor. Menderes’in eşi Berin ve oğlu Aydın Menderes’in mezarlarında edilen dualar, Türkiye’nin demokrasi mücadelesinde ödediği bedelleri ve bu bedellerin ardından gelen Özal dönemindeki kalkınma hamlelerini yeniden hatırlattı.
Erdoğan’dan 33. Yıl Mesajı: Öncü Rol Vurgusu
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da Özal’ı unutmadı. Erdoğan yayınladığı mesajda, Özal’ın Türkiye’nin kalkınmasında ve dünyadaki yerini sağlamlaştırmasında üstlendiği öncü role dikkat çekti. ‘Ülkemizin atılımlarında rehberlik eden 8. Cumhurbaşkanımızı rahmetle yad ediyorum’ diyen Erdoğan’ın bu sözleri, Özal’ın vizyonunun 2026 Türkiye’sinde bile hala bir referans noktası olduğunu kanıtlıyor. Türkiye’nin serbest piyasaya geçişinden, iletişim devrimine kadar attığı her adımda imzası olan Özal, vefatından on yıllar sonra bile ülkenin rotasını tayin eden fikirleriyle yaşamaya devam ediyor.






