İstanbul Sokaklarında Sıradan Bir İhmal Zinciri
Şehir hayatının keşmekeşinde her gün binlerce araç yollara dökülüyor, ancak bazılarının direksiyon başına geçerken taşıdıkları tek şey kendi egoları oluyor. Örnektepe Mahallesi’nde dün saat 12.00 sularında yaşananlar, aslında bir kaza değil, düpedüz bir kurallar hiyerarşisi ihlaliydi. Cadde kenarında duraklama yaptıktan sonra, dikiz aynasına bakmanın ya da trafiğin akışını kontrol etmenin ‘vakit kaybı’ olduğunu düşünen D.Ö., otomobiliyle manevra yapmaya kalktığında aslında bir domino taşını devirdi. O an orada seyir halinde olan A.Ş. yönetimindeki dolmuş, bu kontrolsüz hamlenin kurbanı oldu.
Refüje Çıkan Hayatlar ve Kontrolsüz Savrulma
Çarpışmanın şiddetiyle kontrolünü kaybeden dolmuş, adeta bir kâğıt parçası gibi savrularak önce refüje çıktı, ardından yolun ortasındaki yön tabelasını ve aydınlatma direğini devirerek durabildi. İçinde evine, işine veya sevdiklerine gitmeye çalışan 5 masum yolcu, bir başkasının saniyeler süren dikkatsizliği yüzünden yaralandı. Olay yerine gelen sağlık ekipleri, yaralıları çevredeki hastanelere sevk ederken, bizler yine bir ‘ucuz atlatıldı’ tesellisine sığınıyoruz. Hayati tehlikenin bulunmaması, bu tür olayların toplumsal hafızamızda normalleşmesine hizmet ediyor ama bu durum, meselenin vahametini asla azaltmıyor.
Sorumluluk Bilinci mi Yoksa Trafik Anarşisi mi?
Kazanın ardından ortaya çıkan güvenlik kamerası görüntüleri, trajedinin ne kadar ‘bağıra bağıra’ geldiğini kanıtlar nitelikte. Bir otomobilin durağan halden trafiğe kontrolsüz çıkışı, tonlarca ağırlıktaki bir toplu taşıma aracını nasıl bir silağa dönüştürebileceğini gösteriyor. Trafik akışı normale dönse de zihinlerdeki soru işareti baki kalıyor: Sokaklarımız ne zamandan beri bu kadar güvensiz hale geldi? Bir sürücünün yapacağı tek bir hata, neden başka insanların hayatını bu denli kolayca riske atabiliyor? Örnektepe’deki bu olay, kaza istatistiklerine sadece bir sayı olarak eklense de, aslında kentsel disiplinin ne kadar pamuk ipliğine bağlı olduğunun bir göstergesi.
Adli Süreç ve ‘Taksirle Yaralama’ Paradoksu
Olay sonrası polis ekipleri tarafından gözaltına alınan araç sürücüleri hakkında ‘taksirle yaralama’ suçundan adli işlem başlatıldı. Ancak her zaman olduğu gibi, savcılık kararıyla serbest bırakılan bu kişiler, yarın tekrar aynı direksiyonların başına geçecekler. Caydırıcılığın tartışıldığı bu noktada, mağdur olan 5 yolcunun yaşadığı travma ve şehrin güvenliğine vurulan darbe ne olacak? Adli sürecin serbestlikle sonuçlanması, kuralları hiçe sayanlara örtülü bir ‘devam et’ mesajı mı veriyor yoksa bu sadece hukukun teknik bir gerekliliği mi? Bizler bu sahneleri izlemeye, ‘geçmiş olsun’ demeye devam ettiğimiz sürece, direksiyon başındaki o görünmez tehlike hep aramızda dolaşacak.






