AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, İsrail hükümetinin işgal altındaki Batı Şeria üzerindeki hakimiyet çabalarını sert bir dille eleştirdi. Çelik, sosyal medya kanalları aracılığıyla yaptığı açıklamada, Netanyahu yönetiminin attığı adımları ‘mekansal soykırım’ olarak tanımlayarak uluslararası kamuoyuna kritik bir uyarıda bulundu. Çelik’in ifadeleri, İsrail’in bölgedeki yayılmacı politikalarının sadece askeri bir operasyon olmadığını, aynı zamanda bir halkın tarihsel ve coğrafi varlığını haritadan silme girişimi olduğunu vurguluyor.
Uluslararası Hukuk ve Mekansal Soykırım Tehdidi
Ömer Çelik, açıklamasında Netanyahu hükümetinin Batı Şeria’ya yönelik hamlelerini, Gazze’de devam eden trajedinin bir sonraki aşaması olarak niteledi. ‘Mekansal soykırım’ kavramını kullanarak, İsrail’in hukuksuz egemenlik dayatmalarının Filistin halkının yaşam alanlarını sistematik olarak daralttığını belirtti. Uzmanlara göre bu terim, bir topluluğun sadece fiziksel olarak değil, aidiyet hissettiği topraklar, kültürel miras ve idari yapı üzerinden de yok edilmeye çalışılmasını ifade ediyor. Çelik, İsrail’in işgal ve yayılmacılık stratejisinin, bölgedeki kalıcı barış umutlarını dinamitlediğinin altını çizdi.
Sözcü Çelik, açıklamasında şu tespiti yaptı: ‘İsrail soykırım siyasetini işgal, yayılmacılık ve hukuksuz egemenlik dayatması ile genişletmektedir. Ateşkes ve barış gündemi olan herkesin bu saldırganlığa karşı çıkması gerekir.’ Bu sözler, Türkiye’nin bölgedeki gelişmeleri sadece insani değil, aynı zamanda uluslararası hukuk ve bölgesel güvenlik ekseninde yakından takip ettiğinin bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Batı Şeria’daki yasa dışı yerleşim faaliyetlerinin artması, Filistin’in coğrafi bütünlüğünü tehdit ederek iki devletli çözüm olasılığını her geçen gün daha da zayıflatıyor.
Kalıcı Barış İçin 1967 Sınırları Vurgusu
Haberin diplomatik boyutunda ise Türkiye’nin değişmez kırmızı çizgileri bir kez daha hatırlatıldı. Ömer Çelik, Orta Doğu’da istikrarın sağlanması için yegane çözümün, 1967 sınırları temelinde şekillenmiş bir haritadan geçtiğini belirtti. Başkenti Doğu Kudüs olan, coğrafi bütünlüğe sahip, egemen ve bağımsız bir Filistin Devleti’nin kurulmasının ertelenemez bir zorunluluk olduğunu ifade eden Çelik, uluslararası toplumun bu saldırganlığa karşı somut adımlar atması gerektiğini savundu.
Analistler, Çelik’in bu çıkışını, Türkiye’nin uluslararası platformlarda İsrail’e yönelik yürüttüğü diplomatik baskının bir parçası olarak değerlendiriyor. Batı Şeria’nın ilhak edilmesi senaryolarının tartışıldığı bir dönemde gelen bu açıklama, Ankara’nın ‘mekansal soykırım’ uyarısıyla konuyu küresel bir vicdan muhasebesine taşıma niyetini yansıtıyor. Bölgedeki barış savunucularının, İsrail’in bu yeni yayılmacı dalgasına karşı nasıl bir tavır alacağı ise merak konusu olmaya devam ediyor.






