Diyarbakır’ı derinden sarsan Narin Güran cinayetinde, yıllardır süren hukuki mücadele yeni bir dönemeçle karşı karşıya. Eğertutmaz Deresi’ne bırakılan cansız bedeniyle tüm Türkiye’yi yasa boğan küçük Narin’in davasında, Yargıtay’dan gelen son karar, olayın en kritik isimlerinden biri olan Nevzat Bahtiyar’ın yargılanma sürecini baştan aşağı değiştirecek gibi duruyor. Peki, Yargıtay’ın bu beklenmedik kararı neden alındı ve Bahtiyar’ın yeniden hakim karşısına çıkması, olayın tüm seyrini nasıl etkileyebilir?
Narin Güran Davasının Başlangıcı ve İlk Kararlar
Her şey, 21 Ağustos 2024’te Merkez Bağlar ilçesinin Tavşantepe Mahallesi’nde Narin Güran’ın ortadan kaybolmasıyla başladı. Günler süren umutlu bekleyiş, 8 Eylül 2024’te Eğertutmaz Deresi’nde bulunan cansız bedeniyle yerini tarifi imkânsız bir acıya bıraktı. Soruşturma derinleştikçe, Narin’in en yakınları, annesi Yüksel, ağabeyi Enes ve amcası Salim Güran’ın bu korkunç cinayetin failleri olduğu ortaya çıktı. İlk derece mahkemesi, bu üç isme “iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Olayın diğer kilit figürü Nevzat Bahtiyar ise, Narin’in cansız bedenini dereye sakladığını itiraf etmesi üzerine “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi, bu kararları hukuka uygun bulduğunu tescillemişti.
Yargıtay Süreci: Hukukun Titiz İncelemesi
Yerel mahkemelerin kararları, nihai onama için Türkiye’nin en üst yargı mercii olan Yargıtay’a taşındı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, sanıkların aldıkları tüm cezaların onanmasını talep etti. Ancak hukukun detaylı ve titiz incelemesi, davanın seyrini değiştirecek bir kapı araladı. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, anne, ağabey ve amcaya verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarını onarken, Nevzat Bahtiyar hakkındaki kararda çarpıcı bir bozma kararına imza attı. Bu karar, hukuki çevrelerde ve kamuoyunda büyük bir merak uyandırdı.
Nevzat Bahtiyar İçin Kritik Dönemeç: “Yardım” İfadesinin Derinliği
Yargıtay, Nevzat Bahtiyar’a verilen 4 yıl 6 ay hapis cezasını bozarak, eyleminin “nitelikli kasten öldürme suçuna yardım” kapsamında yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Bu, basit bir delil karartma suçundan çok daha öte, cinayetin işlenişine daha aktif bir katkı veya bilginin varlığına işaret edebilecek kritik bir hukuki tanımlamadır. “Yardım” fiili, Türk Ceza Kanunu’nda ana suçun icrasına katılımı ifade eder ve genellikle çok daha ağır cezaları beraberinde getirir. Bahtiyar’ın cansız bedeni saklama eyleminin, cinayetin planlanması veya icra edilmesiyle ne denli bağlantılı olduğu, mahkemenin önündeki en büyük soru işareti olacak. Bu durum, Bahtiyar’ın cinayetteki rolünün yeniden, daha geniş bir perspektiften inceleneceği anlamına geliyor. Acaba Bahtiyar, sadece cinayet sonrası delil gizleme eylemlerinde mi bulundu, yoksa cinayetin işlenmesine giden süreçte de aileye bir şekilde destek mi sağladı? Yargıtay’ın bu soruyu sorması, adaletin derinlerine inme çabasının bir göstergesi.
Adalet Arayışında Yeni Bir Perde: Gelecek Ne Getirecek?
Yargıtay’ın bozma kararı sonrası dosya, yeniden Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Mahkeme, Nevzat Bahtiyar’ın tutukluluk halinin devamına karar vererek, suç şüphesinin ve eyleminin ciddiyetinin hala yüksek olduğunu vurguladı. Bahtiyar’ın yarın, yani 6 Nisan’da tekrar hakim karşısına çıkacak olması, davada yeni bir dönemin başlangıcı. Bu yargılama, Narin Güran’ın ölümüne giden karanlık yolda çözülmeyi bekleyen başka sırlar olup olmadığını da ortaya çıkarabilir. Toplum, bu acı olayda adaletin tüm yönleriyle tecelli etmesini beklerken, Yargıtay’ın kararı, hukukun en ince ayrıntılara kadar inmekteki kararlılığını gösteriyor.
Toplumun Gözünden Adalet Beklentisi
Narin Güran cinayeti gibi çocuklara yönelik işlenen vahşi suçlar, kamu vicdanını derinden yaralayan ve toplumda büyük infial uyandıran olaylardır. Bu tür davalarda verilen her karar, sadece sanıkların kaderini değil, aynı zamanda toplumun adalete olan inancını da şekillendirir. Yargıtay’ın Nevzat Bahtiyar hakkındaki bozma kararı, olayın tüm boyutlarının aydınlatılması ve sorumluların hak ettikleri en ağır cezayı alması yönündeki kararlılığın bir yansıması olarak görülmelidir. Adalet arayışı, Narin’in anısına saygıyla, en ufak bir şüpheye yer bırakmayacak şekilde devam edecektir. Bu yeniden yargılama, sadece bir kişinin cezasını belirlemekle kalmayacak, aynı zamanda tüm karanlık noktaların aydınlatılmasına da hizmet edecektir.






