Mut Virajlarında Kaçınılmaz Son
Freni boşalan bir TIR, ihmaller zinciri ve yarım kalmış bir inşaat… Mersin’in Mut ilçesinde D-715 karayolunda yaşananlar kaza değil, adeta ‘geliyorum’ diyen bir felaketin anatomisidir. Karaman istikametinden gelen 42 AZN 478 plakalı mermer yüklü devasa araç, en kritik virajda frenini kaybediyor. Sonuç? 38 yaşındaki bir işçi hayatını kaybederken, üç kişi de hastane koridorlarında yaşam mücadelesi veriyor. Bu yolların tozunu yutanlar bilir; freni boşalan tonajlı bir aracın karşısında duracak tek güç fiziktir ve o fizik bugün bir canı aramızdan koparıp aldı.
Kaçış Rampası Neden Bitmedi?
Olayın en trajik yanı, kazanın bir ‘kaçış rampası’ inşaatında meydana gelmiş olmasıdır. Freni boşalan araçlar için hayat kurtarıcı olması planlanan o rampa, henüz tamamlanmadığı için bugün bir istinat duvarı bariyerine, bir ölüm kapanına dönüştü. Yapım aşamasında olan bir rampa, işçilere kalkan olacağına, tonlarca mermerin üzerlerine devrilmesine neden olan bir tetikleyici oldu. Sormak lazım: Bu rampaların bitirilmesi için daha kaç Zafer Gezer’in toprağa düşmesi gerekiyor? Karayollarındaki güvenlik önlemlerinin hızı, neden her zaman can kayıplarının gerisinde kalıyor?
Mermer Blokları Ölüm Saçtı
Çarpmanın şiddetiyle TIR’ın üzerindeki devasa mermer blokları, sanki birer kağıt parçasıymış gibi o sırada duvar işçiliği yapan emekçilerin üzerine savruldu. Zafer Gezer olay yerinde can verirken; B.Ç., M.T.D. ve TIR şoförü Y.G. ağır yaralandı. Mermer taşımacılığındaki yükleme standartları ve araç bakımları bir kez daha tartışmaya açılmalı. Tonaj sınırı aşılmış mıydı? O araç o yükle o rampaya nasıl girdi? Bu soruların cevabı, sadece bir kaza raporunda kalmamalı, sorumlu herkesin yakasına yapışılmalıdır.
Vatandaşın Güvenliği Kimin Elinde?
D-715 karayolu, Türkiye’nin en zorlu geçişlerinden biri olarak bilinir. Özellikle ağır vasıta trafiğinin bu kadar yoğun olduğu bir hatta, ‘teknik arıza’ mazeretinin arkasına sığınılamaz. Fren boşalması bir ‘kader’ değil, periyodik bakım eksikliği ve denetimsizliğin faturasıdır. Bugün Mut’ta dökülen sadece mermer blokları değil, alın teriyle ekmeğini kazanan bir insanın hayatı ve ailesinin geleceğidir. Yetkililerin kaza sonrası klasikleşen ‘inceleme başlatıldı’ açıklaması, giden canı geri getirmiyor. Gerçek çözüm; yolları yıllarca şantiye alanına çevirmek değil, o şantiyeleri bir an önce güvenli ve işlevsel hale getirmektir. Yaralıların durumu ciddiyetini korurken, bu kaza Türkiye’deki iş güvenliği ve yol emniyeti standartlarını bir kez daha yerle bir etti.






