Sofradaki Ekmeğin Geleceği Bölgesel Krizlerin İnsafında
Cüzdanınızdaki paranın değeri her geçen gün biraz daha erirken, siyasetin tepesindekiler hala bölgesel gerilimlerin arkasına saklanıp faturayı halka kesmeye devam ediyor. İran ile Batı arasındaki her gerilim, aslında sizin pazar filelerinizden eksilen bir kilo domates, sofranızdan eksilen bir somun ekmek demek. Türkiye, enerji fiyatlarındaki her dalgalanmaya karşı o kadar savunmasız bırakıldı ki, sınır ötesinde patlayan her mermi bugün doğrudan mutfağınızdaki yangını körüklüyor. Mevcut yönetim ise bu yangını söndürmek yerine, Trump ile diplomasi trafiği ya da ideolojik söylemlerle gündeme sis bombası atarak vatandaşın asıl meselesi olan açlığı perdelemeye çalışıyor.
Bursa Operasyonu ve Milli İradeye Hukuk Tokmağı
Sandıkta kazanılamayanın masa başında, yargı eliyle alınmaya çalışılması demokrasinin tabutuna çakılan son çivilerden biridir. Bursa’da yaşanan son gözaltı ve tutuklama dalgası, milletin iradesine karşı kurulan bir pusudur. On iki yıl öncesinin tozlu raflarından çıkarılan vakıf dosyalarıyla belediye meclis çoğunluklarını değiştirmeye yeltenmek, halkın tercihlerini yok saymaktır. Ancak unutulmamalıdır ki, milletin sandıkta vermediği yetkiyi yargı tokmağıyla gasbetmeye kalkanlar, o tokmağın ters döndüğünde kimin ensesine ineceğini çok iyi bilirler. Tıpkı İstanbul seçimlerinde olduğu gibi, halk iradesine vurulan her darbe, seçim günü daha güçlü bir demokrasi dersi olarak geri dönecektir.
Anayasa Açık: Demokrasi İçin Sandık, Millet İçin Zam Şart
Bugün ‘erken seçim gündemimizde yok’ diyenler, tarihin sayfalarını karıştırmayı unutuyorlar. 2002 yılında, AK Parti henüz yolun başındayken ara seçim talebiyle ortalığı ayağa kaldıranların, bugün anayasal zorunlulukları görmezden gelmesi tam bir siyasi tutarsızlıktır. O gün ‘anayasa buz gibi ortada’ diyenler, bugün koltuklarını korumak adına anayasayı buzdolabına kaldırmış durumdalar. Oysa Türkiye’nin önünde kaçılamayacak iki büyük zaruret duruyor: Demokrasinin nefes alması için ara seçim, milletin karnının doyması için ise acil ve kallavi bir ara zam.
Muhalefetin Hamlesi: Masayı Kurma Sorumluluğu Meclis Başkanı’nda
Meclis Başkanı’nın ‘tarafsızım’ diyerek anayasal bir gerekliliğin etrafından dolanma lüksü yoktur. Eğer muhalefetin tamamı ara seçim noktasında bir mutabakata varmışsa, o masayı kurmak ve demokratik süreci işletmek Numan Kurtulmuş’un en temel görevidir. Sadece liderleri dinlemek yetmez; demokrasiden ve hukuktan yana taraf olmak, Meclis’in onurunu korumak demektir. Önümüzdeki hafta yapılacak liderler görüşmesi, bu düğümün çözülmesi için son virajdır. Vatandaş artık ‘idare edilmek’ değil, ‘yönetilmek’ istiyor; bu yönetim yetkisinin tescili ise ancak ve ancak sandıkla mümkündür.






