MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9789 ▲ %0,02
EURO 53,5324 ▲ %0,31
ALTIN 6.613,72 ▲ %0,91

Motokurye İsyanı: Darbeden Sonra 11 Bin TL Ceza, Adalet Nerede?

Ankara’nın Etimesgut ilçesi, 7 Şubat günü trafikte yaşanan ve adeta filmlere konu olacak bir olaya sahne oldu. Motokurye Mahmut Cansev, yolda giderken kendisini polis olarak tanıtan S.A. isimli bir sürücüyle yol verme tartışmasına girdi. Tartışma kısa sürede fiziksel şiddete dönüştü, Cansev hem darbedildi hem de daha sonra şok edici bir cezayla karşılaştı. Bu olay, yollardaki kuryelerin karşılaştığı zorlukları ve trafikteki güç dengesizliğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Trafikte Dehşet Anları: Motokuryenin Çileden Çıkaran Olayı

Her gün ekmeğini yollardan kazanan Mahmut Cansev, öğle saatlerinde işine giderken arkasından korna çalıp taciz eden S.A.’nın aracıyla karşılaştı. Cansev’in sağ şeride geçmeye çalışırken S.A.’nın aynasına hafifçe çarpmasıyla gerilim tavan yaptı. İddiaya göre S.A., ağza alınmayacak küfürlerle Cansev’e saldırdı ve “Çek sağa polis” diyerek aracını durdurmasını istedi. Kendi ifadesine göre, S.A.’nın kimliğini gösterdiğinde polis olduğunu düşünerek ehliyetini uzatan Cansev, aslında bir “fahri müfettiş” ile karşı karşıya olduğunu sonradan anlayacaktı. Ancak olaylar bu noktada bitmedi; asıl dehşet anları, Cansev’in cep telefonu kamerasına yansıdı.

Görüntülerde, S.A.’nın aracından inerek hızlıca motokurye Mahmut Cansev’e doğru koştuğu ve genç kuryenin boğazını sıktığı açıkça görülüyor. Bu anlar, yollardaki güvenlik endişesini ve öfke kontrol sorunlarının vardığı noktayı ürkütücü bir şekilde sergiliyor. Cansev, “Küfredince ben de ‘Çek sağa polis çağıracağım’ dedim. Ondan sonra tekrar küfrederek emniyet şeridinin olduğu yerde ‘Sağa çek’ dedi. Ondan sonra koşarak geldi, direkt boğazıma sarıldı” sözleriyle yaşadığı dehşeti anlattı.

Fahri Müfettiş Kimliğiyle Gelen Şok İddia: Hem Darp Hem Ceza!

Fiziksel şiddetin ardından hemen polise haber veren ve darp raporu alan Mahmut Cansev, elindeki video kaydıyla birlikte şikayetçi oldu. Ancak asıl şoku, olaydan sonra kendisine tebliğ edilen trafik cezasıyla yaşadı. S.A., iddiaya göre “fahri müfettiş” yetkisini kullanarak, Cansev’e “trafiği tehlikeye düşürmek” suçlamasıyla tam 11 bin 629 TL’lik bir ceza tutanağı düzenletti. Fahri müfettişler, normalde İçişleri Bakanlığı tarafından belirlenen kurallar çerçevesinde belirli trafik ihlallerini tespit etmekle görevli sivil vatandaşlardır; ancak bu yetkinin şahsi husumetlerde kullanılması, kamuoyunda ciddi soru işaretleri yaratıyor.

Cansev, “Şikayetçi olduktan sonra benim arkamdan ceza gönderdi. Darp raporu aldım, görüntüyü de sundum ama şikayetten hiçbir şey çıkmadı” diyerek yaşadığı mağduriyeti dile getirdi. S.A. ise savcılık ifadesinde tüm suçlamaları reddetti, motokuryenin kendisine küfredip huzursuzluk çıkardığını iddia etti. Bu çelişkili ifadeler ve delillere rağmen savcılık, S.A. hakkında “kovuşturmaya yer olmadığına” karar verdi. Bu karar, Mahmut Cansev için adeta ikinci bir darbe oldu ve adalete olan inancını sarstı.

Hukuki Süreç ve Mağduriyet: Delillere Rağmen Gelen ‘Kovuşturmaya Yer Yok’ Kararı

Olayın bu şekilde sonuçlanması, özellikle dijital delillerin ve darp raporunun varlığına rağmen, mağdurların hukuk önündeki mücadelesinin ne kadar zorlu olabileceğini gözler önüne serdi. “Kovuşturmaya yer olmadığına” kararı, çoğu zaman delil yetersizliği veya suçun oluşmadığı kanaatiyle verilir. Ancak bu olayda, cep telefonuyla kaydedilen net görüntüler ve doktor raporu gibi somut kanıtların bulunmasına rağmen böyle bir karar çıkması, akıllarda birçok soru işareti bırakıyor. Bu durum, benzer mağduriyetler yaşayan vatandaşların adalet arayışındaki umutlarını kırabiliyor ve trafikteki şiddetin cezasız kalabileceği algısını güçlendiriyor.

Cansev gibi binlerce motokurye, her gün trafikte hem kendi can güvenlikleri hem de karşılaştıkları saygısızlık ve şiddet olaylarıyla mücadele ediyor. Bu meslek grubu, yoğun tempoları ve riskli çalışma koşulları nedeniyle trafikte en çok zorlanan kesimlerden biri. Yaşanan bu olay, sadece Mahmut Cansev’in kişisel mağduriyeti olmanın ötesinde, tüm kuryelerin maruz kalabileceği tehlikeleri ve hukuk sisteminin bu tür durumlara yaklaşımını tartışmaya açıyor. Adaletin tecelli etmesi ve benzer olayların önüne geçilebilmesi için, somut delillerin daha etkin bir şekilde değerlendirilmesi ve kamu vicdanını rahatlatacak kararların alınması büyük önem taşıyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir