Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, 28 Şubat sürecinin yıl dönümü vesilesiyle yayımladığı mesajda, yakın tarihimizin en kritik kırılma noktalarından birine dair vizyoner bir perspektif sundu. Kurtulmuş, bu dönemi sadece bir tarih dilimi olarak değil, milli iradenin üzerine gölge düşürülmek istenen, inanç hürriyetinin ve sivil alanın daraltıldığı bir “hafıza kaydı” olarak tanımladı. 28 Şubat’ın, askeri ve sivil vesayetçi yapıların el birliğiyle demokrasiyi dizayn etme girişimi olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, bu acı tecrübeden çıkarılan derslerin bugünkü Türkiye’nin demokratik direncinin temelini oluşturduğuna dikkat çekti.
Demokratik Ekosistem ve Hukuk Devleti Güvencesi
Kurtulmuş’un açıklamalarında öne çıkan en önemli unsurlardan biri, demokrasinin hukuk devleti ve insan onuru ekseninde korunması gereken kutsal bir emanet olduğudur. Türkiye’nin geçmişin hatalarıyla yüzleşerek güçlendiğini belirten Kurtulmuş, meşruiyetin tek kaynağının halkın iradesi olduğunun altını çizdi. Sosyolojik açıdan bakıldığında, 28 Şubat gibi dönemler toplumun sinir uçlarına dokunan, eğitimden çalışma hayatına kadar geniş bir alanda travmalar yaratan süreçlerdir. Günümüzde devletin tüm kurumlarının, hiçbir vatandaşı kimliği, kıyafeti veya yaşam tarzı üzerinden ötekileştirmeyen bir işleyiş modelini benimsemesi, toplumsal barışın en büyük garantisi olarak görülmektedir.
Toplumsal Bellek ve Geleceğin İnşası
Hukuki süreçler ve anayasal düzenlemeler açısından değerlendirildiğinde, Türkiye’de darbe ve vesayet girişimlerine karşı geliştirilen yasal mekanizmalar, devletin demokratik reflekslerini güçlendirmiştir. Bir dönemin “post-modern” müdahalesi olarak adlandırılan bu süreç, bugün yerini özgürlüklerin genişletildiği ve adalet duygusunun tahkim edildiği bir zemine bırakmıştır. Kurtulmuş, artık Türkiye’nin geleceğinde benzer müdahalelere zemin hazırlayacak hiçbir vesayet odağının kalmadığını belirterek, kardeşlik ve dayanışma ruhuna vurgu yaptı. Bu yaklaşım, sadece siyasi bir duruş değil, aynı zamanda ülkenin sosyal dokusunu koruyan stratejik bir güvenlik önlemidir. 28 Şubat mağdurlarının yaşadığı haksızlıkları derin bir saygıyla anan Kurtulmuş, bu karanlık günlerin bir daha tekerrür etmemesi adına kararlılıkla çalışacaklarını ifade ederek mesajını tamamladı.






