Kutsal Topraklarda Kanlı Hesaplaşma
İstanbul’un göbeğinde, kutsal saydığımız bir mekân, dün öğleden sonra kanlı bir hesaplaşmaya sahne oldu. Ayazağa’daki mezarlıkta yaşanan bu vahim olay, sadece anlık bir çatışma değil, altı ay öncesine dayanan derin bir kinin ve çözülmemiş defterlerin acı bir yansıması olarak kayıtlara geçti. Bu tür olaylar, bize bir kez daha gösteriyor ki; kaybettiklerimiz sadece canlar değil, aynı zamanda toplumun huzuru ve güven duygusu.
Ölüme Giden Zincir: Yarım Kalan Bir İntikam Hikayesi
Olayın kökleri, aslında dün yaşanmadı. Tam altı ay önce, Bağcılar Demirkapı Mahallesi’nde yaşanan ve Serhat Karabay’ın hayatına mal olan silahlı saldırı, bugünkü kanlı hesaplaşmanın tetikleyicisi oldu. Dün mezarlığa, Karabay’ın kabrini ziyaret etmek için gelen altı kişilik grup, belli ki geçmişin gölgesinden kurtulamamıştı. Ancak onlar, mezar taşları arasında kendilerini bekleyen, Bağcılar’dan gelen üç kişilik bir başka grubun pususundan habersizdi. Bu durum, açıkça gösteriyor ki, adalet mekanizması bazı kesimler için yeterli olmuyor; kişiler kendi ‘adaletlerini’ kanla sağlamaya çalışıyor.
Pusu, Çatışma ve Kanlı Sonuç
Polis kayıtlarına göre, mezarlığa gelen altı kişilik grup araçlarından indiği an, pusuda bekleyen üç kişilik grup tarafından yaylım ateşine tutuldu. Gelen ateşe, altı kişilik gruptan İbrahim O. (22) silahla karşılık verince, mezarlık bir anda çatışma alanına döndü. Kurşunların havada uçuştuğu bu anlarda, üç kişilik gruptan kimliği henüz belirlenemeyen bir kişi başından vurularak olay yerinde can verdi. Altı kişilik gruptan Enes B. ise sağ dizinden yaralandı. İşte bu yüzden kaybediyoruz; geçmişin gölgeleri, yeni cenazelerle toprağa gömülüyor.
Suç Kayıtları ve Bitmeyen Kovalamaca
Olay yerinde yapılan incelemelerde çok sayıda boş kovan ve hayatını kaybeden kişinin yanında ruhsatsız bir tabanca bulundu. Emniyet güçlerinin hızlı müdahalesiyle Enes B., Hekim Azat K. (23), Erhan M. (24), Vedat T. (25) ve Agit A. (22) gözaltına alındı. Ancak bu yakalamalar, davanın sadece bir yüzünü gösteriyor. Zira, gözaltına alınan şüphelilerin poliste toplam 17 ayrı suç kaydının bulunması, meselenin münferit bir olaydan öte, kökleri derinlerde olan organize bir suç döngüsüne işaret ediyor. Kaybediyoruz, çünkü bu tür suç ağları, defalarca yakalanmalarına rağmen bir şekilde yeniden gün yüzüne çıkıyor.
Toplum İçin Çıkarılması Gereken Dersler
Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, olay sonrası kaçan üç şüpheliyi ve çatışmada ateş açan İbrahim O.’yu yakalamak için çalışmalarını sürdürüyor. Bu kanlı hesaplaşma, kent güvenliği ve adalet sisteminin karşılaştığı kronik sorunları bir kez daha gözler önüne serdi. Mezarlık gibi kutsal bir alanda bile kan dökülmekten çekinmeyen bu zihniyet, toplumun her köşesini tehdit ediyor. Görünen o ki, intikam döngüsü kırılmadığı sürece, ne mezar taşları ne de kanunlar bu tür kanlı karşılaşmaları durdurmaya yetiyor. İşte bu yüzden, bu zinciri kırmanın yollarını bulamazsak, daha nice kayıplara tanık olmaya devam edeceğiz.






