MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9873 ▲ %0,02
EURO 53,5303 ▲ %0,27
ALTIN 6.599,81 ▲ %0,70

Metehan’ın Ölümünde Skandal Rapor: Aile İsyan Etti

Sarı Tabelalı Servislerin Karanlık Yüzü

İstanbul’da henüz hayatının baharında, beş yaşındaki Metehan Kirazlı’nın bir okul servisinin altında kalarak can vermesi, Türkiye’de yıllardır kanayan bir yarayı, yani okul servislerinin denetimsizliğini ve ‘kağıt üzerindeki’ güvenlik önlemlerini bir kez daha gündeme taşıdı. Ağabeyini okuldan dönmesi için dedesiyle birlikte kapının önünde bekleyen küçük Metehan, sadece bir aracın değil, ihmaller zincirinin kurbanı oldu. Sokaktaki sıradan bir bekleyişin böylesine korkunç bir trajediyle noktalanması, adaletin terazisindeki aksaklıklarla birleşince ailenin acısı katlanarak büyüyor.

Bilirkişi Raporundaki Akılalmaz İhmaller

Kazanın ardından hazırlanan bilirkişi raporu, hukuk sistemindeki ‘sorumluluğu paylaştırma’ geleneğinin ne kadar ileri gidebileceğini gösteren bir ibret belgesine dönüştü. İddiaya göre raporda, servis aracında bulunması zorunlu olan ve öğrencilerin güvenli iniş binişlerinden sorumlu olan hostesin (rehber personel) adı dahi geçmiyor. En acı verici olanı ise, raporun suç oklarını 5 yaşındaki bir çocuğun ve ailesinin üzerine çevirmesi. Özlem Kirazlı, raporun şoförü aklamak ve cezayı asgari düzeye indirmek için tasarlandığını savunuyor. Bir çocuğun yaşamı, teknik terimlerin ve bürokratik cümlelerin arasına sıkıştırılarak sıradanlaştırılmaya çalışılıyor.

Hostes Görevini Yapsaydı Metehan Yaşayacaktı

Anne Özlem Kirazlı’nın feryadı, aslında sistemdeki en büyük açığı işaret ediyor: Kuralların sadece tabelalarda kalması. ‘Eğer hostes o servisten inseydi, kapıyı o açsaydı ve çevreyi kontrol etseydi, Metehan şu an yanımızda olacaktı’ diyen acılı anne, hostesin görevini yapmadığını, şoförün ise yola bakmadığını vurguluyor. Kanunlara göre okul servislerinde rehber personel bulunması bir lütuf değil, yasal bir zorunluluk. Ancak sahada bu kuralın çoğu zaman maliyetleri düşürmek uğruna esnetildiği veya personelin araçtan inmeye tenezzül etmediği görülüyor. Metehan cinayeti, bu disiplinsizliğin en ağır faturası olarak karşımızda duruyor.

Geciken İddianame ve Adalet Beklentisi

Olayın üzerinden geçen zamana rağmen iddianamenin henüz yeni yazılmış olması, Türk yargı sistemindeki hantallığın başka bir boyutu. Mağdur taraf için her geçen gün, acının taze kalması ve adalete olan inancın zedelenmesi anlamına geliyor. Aile, sadece şoförün değil, ihmali olan her bir bireyin ve denetim mekanizmasının hesap vermesini istiyor. Bilirkişi raporuna yapılacak itirazlar ve davanın gidişatı, okul servislerinin gelecekte ne kadar güvenli olacağını da belirleyecek. Bir başka Metehan’ın daha sarı bir minibüsün tekerlekleri altında kalmaması için, bu davanın ‘basit bir trafik kazası’ parantezinden çıkarılması gerekiyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir