TBMM’de Stajyer Öğrencilere Şok Taciz İddiası
Ankara’nın ve demokrasinin kalbi TBMM’de, 2024-2025 eğitim-öğretim döneminde staj yapan öğrencilerin maruz kaldığı korkunç olaylar zinciri adliye koridorlarına taşındı. Stajyer öğrenci D.K.’nın Ankara Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürlüğü’ne giderek yaptığı şikayet, Meclis lokantasında çalışan beş personelin dahil olduğu sistematik bir taciz iddiasını gün yüzüne çıkardı. Soruşturma derinleştikçe, olayın sadece D.K. ile sınırlı olmadığı, yaşları 15 ile 18 arasında değişen toplam dört mağdur çocuğun benzer yöntemlerle taciz edildiği belirlendi.
Dijital İzler Sanıkların Savunmasını Çürüttü
Davanın son duruşmasında ortaya çıkan detaylar, dijital dünyada hiçbir izinin silinmediğini bir kez daha kanıtladı. Tutuklu sanıklardan İbrahim B., ‘cinsel amaçlı değil, muhabbet amaçlı mesaj attım’ diyerek kendisini savunmaya çalışsa da, savcılık makamı hazırladığı mütalaada bu durumu sert bir dille eleştirdi. Elektronik haberleşme araçlarının taciz amacıyla kullanıldığını vurgulayan Cumhuriyet savcısı; mesajların ve gönderilen uygunsuz fotoğrafların, ‘kamu görevi ve hizmet ilişkisinin sağladığı kolaylıktan faydalanmak’ suretiyle gerçekleştirilen nitelikli bir suç olduğunu belirtti. Bu noktada ailelerin ve gençlerin dikkat etmesi gereken en büyük tehlike, dijital mecraların ‘masum’ birer sohbet aracı gibi gösterilerek çocukların istismar edilmesi.
Sanıklar Hakkında Ağırlaştırılmış Hapis Talebi
Ankara 57’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın son perdesinde, savcı esas hakkındaki mütalaasını sundu. Sanıklar Halil İ.G., Durmuş U., İbrahim B., Ramazan Ç. ve Recep S. için ‘sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı’ ve ‘çocuğa karşı cinsel taciz’ suçlarından her biri için ayrı ayrı 16’şar yıl 6’şar aya kadar hapis cezası istendi. Daha önce tahliye edilip Başsavcılığın itirazıyla tekrar tutuklanan sanıkların, mevcut hallerinin devamına karar verildi. Mahkeme heyeti, savunma için ek süre vererek duruşmayı 5 Haziran tarihine erteledi.
Stajyer Gençler ve Aileler İçin Kritik Uyarı
Bu dava, iş yerlerinde ve eğitim süreçlerinde çocukların korunmasının ne kadar hayati olduğunu gösteriyor. Özellikle dijital haberleşme araçları üzerinden gelen ‘muhabbet’ görünümlü yaklaşımlar, siber dünyanın karanlık yüzünü oluşturuyor. Uzmanlar, staj yapan öğrencilerin üst-alt ilişkisi baskısı altında kalmadan her türlü rahatsız edici durumu derhal yetkililere bildirmesi gerektiğinin altını çiziyor. Unutulmamalı ki; silinen mesajlar dahi adli bilişim uzmanları tarafından geri getirilebiliyor ve bu dijital deliller hukuk önünde en büyük koruyucu haline geliyor. Gözünüzü dört açın ve çocuklarınızın dijital iletişim trafiğini yakından takip edin.






