Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Malatya’da iş dünyası ile bir araya gelerek bölgenin geleceğini şekillendiren kritik açıklamalarda bulundu. 6 Şubat depremlerinin ardından geçen üç yıllık süreçte, Türkiye’nin bir enkaz yığınından modern ve dirençli şehirler inşa etme başarısını vurgulayan Yılmaz, bu dönüşümü “devlet-millet el ele” verilen devasa bir mücadele olarak tanımladı. Dönemin Plan Bütçe Komisyonu Başkanı olarak yıkımı bizzat yerinde gören Yılmaz, bugün gelinen noktada 455 bin hak sahibine konut teslim edilmesinin dünyada eşi benzeri görülmemiş bir hız olduğunu belirtti.
Malatya, yaklaşık 12 bin kilometrekarelik yüzölçümü ve 800 bini aşan nüfusuyla Doğu Anadolu’nun en stratejik ekonomik merkezlerinden biri konumunda. Kayısı üretiminden sanayi bölgelerine kadar bölgenin lokomotifi olan bu şehir, deprem sonrası modern mühendislik standartlarına göre yeniden tasarlandı. Türkiye’de afet sonrası yürütülen adli ve hukuki süreçler, mülkiyet haklarının korunması ve hak sahipliği tespitleri, genellikle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile AFAD koordinasyonunda ilerliyor. Bu süreçlerde itiraz mekanizmaları, tespit komisyonları ve yargı yolları titizlikle işletilerek vatandaşın mağduriyetinin önüne geçiliyor. Malatya’nın yeni yapı stoku, artık sadece bir barınma alanı değil, akıllı şehir altyapısına uygun ve deprem riskini minimize eden teknolojik birer kale niteliği taşıyor.
Hukuki Altyapı ve Modern Şehir Planlamasında Yeni Dönem
Haberin detaylarında dikkat çeken en önemli unsurlardan biri, bölgedeki hukuki ihtilafların çözümü için geliştirilen yeni mekanizmalar oldu. Türkiye’de genel olarak bir afet sonrası yürütülen imar çalışmaları; parselasyon, askı süreçleri ve mülkiyet tespiti gibi karmaşık aşamalardan oluşur. Yılmaz, bu bürokratik engellerin hızla aşıldığını ve şehirlerin ana planlarının geleceğin ihtiyaçlarına göre revize edildiğini aktardı. Hastanelerden okullara, organize sanayi bölgelerinden yollara kadar her alanda deprem öncesi kapasitenin üzerine çıkıldığı gerçeği, bölgenin sadece onarılmadığını, aynı zamanda teknolojik bir sıçrama yaşadığını gösteriyor.
Toplumsal güvenlik açısından bakıldığında, Malatya’nın yeni yapılaşma modeli, Türkiye’nin geri kalanı için de bir referans noktası oluşturuyor. Yeni yönetmeliklere uygun radye temel ve tünel kalıp sistemleri gibi modern inşaat teknikleri, kriz yönetiminden ziyade risk yönetimi anlayışını merkeze alıyor. Bu yaklaşım, sadece can güvenliğini sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda bölgenin yatırımcılar için güvenli bir liman haline gelmesini sağlıyor.
Ekonomik Vizyon ve Genç İstihdamında Büyük Teşvik
Ekonomik verilerde de vizyoner bir tablo çizen Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin ihracatının 270 milyar doları aşarak tarihi bir rekor kırdığını belirtti. Özellikle savunma sanayi, otomotiv ve elektronik gibi yüksek teknolojili alanların bu büyümedeki payı, ülkenin katma değerli üretim kapasitesini gözler önüne seriyor. Tekstil ve mobilya gibi emek yoğun sektörlerde ise işletmelere verilen destek tutarının istihdam başına 3 bin 500 TL’ye çıkarılması, ekonomik dengenin korunması adına kritik bir adım olarak görülüyor.
Geleceğin iş gücünü piyasaya kazandırmak için hazırlanan yeni finansal paket ise devrim niteliğinde detaylar barındırıyor. 18-25 yaş arası gençler için uygulanacak program kapsamında, bir işletmede çalışmaya başlayan gencin 6 aylık asgari ücreti ve tüm primleri devlet tarafından karşılanacak. Bu hamle, hem genç işsizliğini azaltmayı hem de işletmelerin maliyet yükünü hafifleterek dijitalleşen dünyaya uyumlu bir iş gücü yaratmayı hedefliyor. Yılmaz’ın çizdiği projeksiyon, 2026 yılına gelindiğinde hem enflasyonun hem de faizlerin kalıcı olarak düşeceği istikrarlı bir gelecek tasarımı sunuyor.






