İsrail tarafından alıkonulan ve bir süredir cezaevlerinde tutulan Filistinli sivillerin özgürlüğe kavuşma anları, bölgede büyük bir yankı uyandırdı. Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) ekipleri tarafından teslim alınan Filistinliler, Gazze Şeridi’ndeki Aksa Şehitleri Hastanesi’ne ulaştırıldı. Zorlu esaret günlerinin ardından ailelerine kavuşan sivillerin sağlık durumları yakından takip ediliyor.
Esaret Sonrası İlk Temas: Serbest Bırakılan İsimler
Serbest bırakılan kişilerin kimlikleri ve yaşları, yaşanan mağduriyetin boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi. Özgürlüğüne kavuşan Filistinliler arasında 62 yaşındaki Yunus Rıdvan el-Astal, 52 yaşındaki Ziyad Halil el-Astal, 46 yaşındaki Mahmud Semir el-Astal, 36 yaşındaki Ömer Mustafa el-Astal ve 33 yaşındaki Farac Musa el-Astal yer alıyor. Farklı yaş gruplarından olan bu kişilerin hastanedeki ilk muayenelerinde fiziksel ve psikolojik yıpranma belirtileri tespit edildi.
“İçeride Yaşananlar Dışarıdaki Acının Bin Katı”
Tahliye edilen Filistinlilerden birinin babası olan Taha Astal, çocuklarının dönüşüyle aile içinde büyük bir sevinç yaşandığını belirtti. Ancak bu sevincin, Gazze’de süregelen abluka ve insani dram nedeniyle buruk kaldığını vurguladı. Astal, cezaevlerindeki koşulların kelimelerle tarif edilemeyecek kadar ağır olduğunu ifade etti.
Cezaevlerindeki sistematik baskılara dikkat çeken Taha Astal, “İsrail hapishanelerindeki Filistinliler, dışarıda bizim çektiğimiz acıların bin katını yaşıyor. Orada her türlü kötü muamele, hak ihlali ve zorbalık sıradan bir uygulama haline gelmiş durumda” diyerek uluslararası kamuoyunun dikkatini bu noktaya çekti.
13 Ekim Esir Takası Anlaşmasının Detayları
Bu tahliyeler, taraflar arasında 13 Ekim 2025 tarihinde imzalanan geniş kapsamlı esir takası anlaşmasının bir parçası olarak yürütülüyor. Anlaşma çerçevesinde Tel Aviv yönetimi, şimdiye kadar Gazze’den alıkoyduğu yaklaşık 1700 esiri serbest bıraktı. Belirli aralıklarla gerçekleştirilen bu tahliye süreçleri, hem bölgedeki aileler için bir umut ışığı oluyor hem de uluslararası diplomatik girişimlerin önemini gözler önüne seriyor. İnsani yardım kuruluşları, esirlerin durumunu yakından gözlemlemeye devam ediyor.
Kaynak: Hürriyet






