MENÜ
06 Haziran 2026 Cumartesi
DOLAR 46,1116 ▲ %0,02
EURO 53,1487 ▼ %0,94
ALTIN 6.409,16 ▼ %3,23

Levent Saldırısında Yeni Gelişme: 15 Kişi İçerdeler

Finansın Kalbinde Silah Sesleri: Bedeli Kim Ödüyor?

İstanbul’un kalbi, plazasından trafiğine paranın döndüğü Levent’te, 7 Nisan günü yaşanan o korkunç çatışmanın yankıları hala dinmiş değil. Hatırlarsanız, İzmit’ten kiraladıkları araçla adeta savaşa gider gibi hazırlanan üç saldırgan, İsrail Konsolosluğu’nun bulunduğu binanın önünde polis noktasına mermi yağdırmıştı. Olayın üzerinden haftalar geçti ama soruşturma derinleştikçe işin rengi de, adaletin kestiği fatura da ağırlaşıyor. Son olarak, hastanedeki tedavisi tamamlanan Ahmet İmrak’ın da tutuklanmasıyla beraber, bu karanlık eylemle ilgili demir parmaklıklar ardına gönderilenlerin sayısı 15’e yükseldi.

Mesele sadece bir adliye haberi değil; mesele, İstanbul’un en güvenli sayılan bölgesinde, elinde ‘Bullpup’ tipi özel mekanizmalı uzun namlulu silahlarla, taktik üniformalarla dolaşanların yarattığı o itibar hasarı. Ekonomi şefi olarak söyleyeyim; Levent gibi bir finans merkezinde sıkılan her kurşun, yabancı yatırımcının güven endeksinden çalınan bir puandır. O gün orada yaralanan iki polisimizin canı her şeyden kıymetli, ancak bu olayın şehre bıraktığı ‘güvenlik maliyeti’ de azımsanacak gibi değil. Plaza girişlerindeki dedektörlerin hassasiyetinden, sigorta primlerine kadar her şey bu saldırıyla beraber yeniden fiyatlandı.

Soruşturma Derinleşiyor: İzmit’ten Çağlayan’a Uzanan Hat

Saldırı günü yaklaşık 20 dakika süren çatışmada bir saldırgan etkisiz hale getirilmiş, diğer ikisi yaralı yakalanmıştı. Olayın hemen ardından emniyet birimleri müthiş bir hızla düğmeye bastı. 11 Nisan’da adliyeye sevk edilen 12 şüpheliden 9’u tutuklanmıştı. Ardından gelen eklemelerle sayı 14’e çıkmıştı. Bugün ise o gün yaralı ele geçirilen Ahmet İmrak, tekerlekli sandalyede de olsa hakim karşısına çıktı ve ‘terör örgütü üyeliği’ ile ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ gibi ağır suçlamalarla tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Şimdi vatandaşın sorması gereken soru şu: Bu lojistik destek nasıl sağlandı? İzmit’ten kiralanan o araç, o ağır silahlar ve taktik teçhizatlar hangi parayla, hangi organizasyonla İstanbul’un göbeğine kadar getirildi? Adalet mekanizması şimdi bu 15 kişinin ifadeleri üzerinden bu soruların peşine düşmüş durumda. Görünen o ki, bu işin arkasındaki asıl finansörler ve azmettiriciler ortaya çıkana kadar dosya kapanmayacak.

Sokaktaki Vatandaş İçin Ne Değişecek?

Lafı dolandırmaya gerek yok; bu tür olaylar sonrası şehir içi denetimlerin artması, kiralık araç şirketlerine yönelik sıkı takip ve kritik noktalardaki güvenlik çemberinin daralması kaçınılmaz. Ancak asıl acı olan, bu saldırıların yarattığı psikolojik maliyet. İstanbul’un göbeğinde, öğle saatlerinde böyle bir cüretin sergilenmiş olması, toplumun huzur katsayısını aşağı çekiyor. 15 kişinin tutuklanmış olması adaletin yerini bulduğuna dair bir işaret olsa da, biz bu filmi daha önce de gördük. Önemli olan o tetiği çeken ellerin değil, o silahları finanse eden cebin kurutulmasıdır.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir