Çatışmanın Perde Arkası: Kahraman Polisin İfadesi
İstanbul’da İsrail Başkonsolosluğu’na yönelik gerçekleştirilen hain terör saldırısının ardından yürütülen geniş çaplı soruşturmada, o günün gizli kahramanları bir bir konuşmaya başladı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen dosyaya, olay yerinde cansiperane görev yapan 19 polisin ifadesi dahil edildi. Bu ifadeler arasında en dikkat çekeni ise, tek başına üç teröristi etkisiz hale getirerek büyük bir facianın önüne geçen 20’li yaşlarındaki genç polis memurunun anlattıkları oldu. Genç memurun ifadesi, bir film sahnesini aratmayacak kadar yoğun ve stratejik hamlelerle dolu bir süreci gözler önüne seriyor.
Dakikalar İçinde Silah ve Şarjör Trafiği
Olayın patlak verdiği ilk anlarda bir Toplumsal Olaylara Destek Aracı (TODA) içerisinde ekibiyle bekleyen genç memur, kadın meslektaşının “Saldırı var” çığlığıyla harekete geçti. Aracından iner inmez yaklaşık 10 metre mesafede uzun namlulu silahla ateş açan saldırganla karşı karşıya geldi. İlk temas anında teröristi vuran memur, mermisi bittikçe geri çekilmek yerine silah ve mühimmat değiştirerek çatışmayı sürdürdü. İfadesinde o anları anlatan kahraman polis, kendi tabancasının şarjörleri bitince aracın orta kapısından yeni mühimmat aldığını, o da tükenince bir kadın meslektaşının silahını devralarak ateşe devam ettiğini belirtti. Bu amansız takipte, mühimmatın her bittiği an başka bir silahtan destek alınarak çatışma hattı terk edilmedi.
MP5 İle Son Darbe
Çatışmanın seyri, silahların tutukluk yapması ve mermilerin tükenmesiyle tam bir can pazarına dönüştü. Genç polis, tabancasının şarjörle uyum sağlamayıp tutukluk yapması üzerine çevredeki arkadaşlarından yüksek sesle silah istedi. 50 metre mesafeden koşan bir diğer polisin getirdiği MP5 otomatik silahı alan kahraman memur, otoparkta servis aracının arkasına gizlenen teröristleri hedef aldı. Yaralı amirinin “Arka tarafta da birisi var” uyarısıyla manevra yapan memur, boynundan vurulan ekip arkadaşının da desteğiyle son saldırganı etkisiz hale getirdi. Olayın sıcaklığıyla yaralandığını dahi fark etmeyen personelin gösterdiği bu direnç, saldırının büyümesini engelleyen en temel unsur oldu.
Teröristlerin Kendi Arasındaki Panik
Dosyaya giren bir diğer çarpıcı detay ise saldırganların o an yaşadığı büyük kaos oldu. Çatışma sırasında paniğe kapılan teröristlerin birbirlerine ateş açtığı ortaya çıktı. Yaralı yakalanan bir saldırganın, kendisine ateş eden suç ortağına “Abi ne yapıyorsun, benim” diye bağırdığı ifade tutanaklarına geçti. Bir diğer teröristin ise polislere kendisini öldürtmek için provokasyonda bulunduğu, onlara ağır hakaretler ederek ‘kafama sıkın’ dediği ancak emniyet güçlerinin sağduyulu davranarak şahsı yaralı ele geçirdiği öğrenildi. Bu detaylar, İstanbul polisinin hem operasyonel gücünü hem de en zor anlarda bile hukuk sınırları içinde kalarak sergilediği disiplini bir kez daha kanıtladı.






