“Kendimi Kaybettim ve Ateş Ettim”
Kırıkkale’de geçtiğimiz yılın son aylarında meydana gelen ve tüm şehri yasa boğan çifte cinayetle ilgili hukuki süreç devam ediyor. Yaylacık Mahallesi’nde bir avukatlık ofisinde gerçekleştirilen saldırıda gelini Eser Ereli ve gelininin kız kardeşi Nilgün Geçer’i tabancayla vurarak öldüren Yaşar Ereli, hakim karşısına çıktı. Kırıkkale 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, sanık hakkında istenen ceza ve olayın perde arkasındaki detaylar dikkat çekti.
Sanık Yaşar Ereli, duruşmadaki savunmasında olayın gelişimini ve yaşadığı süreci anlattı. Oğlu ile gelini arasındaki boşanma davasından çok kısa bir süre önce haberdar olduğunu iddia eden Ereli, uzlaşma sağlamak için avukatlık ofisine gittiğini belirtti. Görüşme sırasında karşı tarafın taleplerini kabul etmediğini, kendi tekliflerinin reddedilmesi üzerine tartışma çıktığını ifade eden sanık, kendisine hakaret edildiğini öne sürdü. O anki ruh halini “kendimi parçalayacak duruma geldim” sözleriyle tarif eden Ereli, önce gelinine, ardından odadaki baldızına ateş ettiğini itiraf etti.
Olayın ardından kaçan ancak emniyet güçlerinin titiz çalışması sonucu kısa sürede yakalanarak tutuklanan Ereli, mahkemede pişman olduğunu dile getirdi. “Tek suçum baba olmak” diyerek kendisini savunan sanığın, kadına karşı kasten öldürme suçundan iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla yargılanmasına devam edilecek. Bu olay, yerel halk arasında kadına yönelik şiddetin ve aile içi anlaşmazlıkların ulaştığı acı noktayı bir kez daha gözler önüne serdi.
Yaşanan bu kan donduran olay, sadece maktullerin ailesini değil, tüm Kırıkkale halkını derinden etkiledi. Avukatlık ofisi gibi güvenli olması gereken bir mekanda silahlı saldırının gerçekleşmesi, toplumsal huzuru zedeleyen olaylar arasındaki yerini aldı. Mahkeme heyeti, tarafların dinlenmesi ve delillerin incelenmesinin ardından sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Kırıkkale kamuoyunun yakından takip ettiği dava, eksik dosyaların tamamlanması ve tanık beyanlarının değerlendirilmesi amacıyla 4 Haziran tarihine ertelendi. Bölge halkı, adaletin yerini bulmasını ve benzer trajedilerin bir daha yaşanmamasını bekliyor. Şehirde infial yaratan bu davanın ilerleyen günlerdeki seyri, bölgedeki sosyal yankılarıyla birlikte titizlikle takip edilmeye devam edilecek.






