Antalya’da yürekleri dağlayan bir trafik kazasının ardından, yaraları sarmaya çalışan Köseoğlu ailesi, bu kez de tazminat paralarıyla ilgili akıllara durgunluk veren iddialarla sarsılıyor. 29 Mart 2025’te yaşanan ve Tevfik Köseoğlu’nun hayatını kaybettiği, eşi Gülşah Esma Köseoğlu ile üç çocuğunun ağır yaralandığı kaza, ailenin hayatını altüst etmişti. Uzun süren tedavi süreçleri, Gülşah Esma Köseoğlu’nun kısmi felç geçirmesi, beyin kanaması ve kalbinin bir kez durması gibi travmatik olaylarla dolu bir yılın ardından, şimdi de hukuki süreçte yaşanan skandallar gündemde.
Korkunç Kaza Sonrası Yeni Bir Yıkım
Döşemealtı Yeşilbayır Mahallesi’nde meydana gelen kaza, Tevfik Köseoğlu yönetimindeki otomobilin tali yoldan çıkan başka bir araçla çarpışması sonucu gerçekleşmişti. Bu acı olay, geride üç küçük yetim çocuk ve fiziksel olarak ağır yaralı bir anne bıraktı. Gülşah Esma Köseoğlu, yaşadığı tüm zorluklara rağmen hayata tutunmaya çalışırken, çocuklarının da hem annesiz hem babasız kalma korkusuyla yüzleştiği bir dönemde, ailenin maddi ve manevi desteğe olan ihtiyacı had safhadaydı. Böylesine çaresiz bir durumda, aileye bir umut kapısı olarak görünen hukuki yardımın, yeni bir yıkıma dönüşeceği kimsenin aklına gelmezdi.
Güvenilen Avukatın Hesabındaki Sır Perdesi
Maddi sıkıntılar içindeki aile, bir tanıdık vasıtasıyla Erzurum Barosu’na kayıtlı C.E. isimli bir avukatla anlaştı. Beklentileri, kaza sonrası hak ettikleri tazminatla yaralarını sarmak ve çocuklarının geleceğini bir nebze olsun güvence altına almaktı. Ancak sigorta şirketinin 1 milyon 950 bin lirayı doğrudan avukatın hesabına yatırmasıyla başlayan süreç, büyük bir muamma ve hayal kırıklığına dönüştü. Aile, bu ödemeden tam 14 gün boyunca haberdar edilmedi. Avukatın kendilerine sadece 1 milyon lira gönderip, geri kalan 950 bin lira için belirsiz masraf kalemleri göstermesi üzerine şüpheler arttı. Bu durum, zaten zor durumda olan ailenin güvenini derinden sarstı.
Yetimlerin Hakkı İçin Çetin Hukuki Mücadele
Yaşanan bu gelişme üzerine aile, eski avukatlarını azletme kararı alarak, yeni bir hukuk mücadelesine girişti. Erzurum Barosu’na şikayet dilekçesi veren Köseoğlu ailesi, aynı zamanda Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’na da suç duyurusunda bulundu. Ailenin avukatı Halit Çınar, bu olayın sadece bir hukuk davası olmadığını, aynı zamanda yetim çocukların haklarını koruma mücadelesi olduğunu vurguladı. Baba Vahdettin Güneş, “Ortada üç yetim var, çocukların hakkını koruyun” diyerek yetkililere seslendi. Aile, normalde ödenmesi gereken tazminat miktarının yaklaşık 2 milyon 700 bin lira olduğunu, ancak avukatın bu miktarın çok altında bir meblağ sunduğunu iddia ediyor.
Tehditler, Şikayetler ve Uzlaşma Çabaları
Dava süreci ilerledikçe, ailenin karşılaştığı zorluklar daha da arttı. Vahdettin Güneş, mahkeme günü yaklaştıkça kendilerine çeşitli tehditler gelmeye başladığını belirtti. Hatta konuyu uzlaşma yoluyla çözmek bahanesiyle Erzurum’a davet edildiğini, ancak orada kendisine “şikayetlerin geri çekilmesi” yönünde baskı yapıldığını anlattı. Teklif edilen uzlaşma şartlarının makul olmaması üzerine Güneş, “Ya kızımın parasını iade edersiniz ya da biz hukuki süreci sürdürürüz” diyerek Antalya’ya geri döndü. Dönüşünün ardından aldığı ölüm tehditleri ise olayın boyutunu daha da ürkütücü bir hale getirdi. Bu tehditler üzerine de ayrı bir suç duyurusunda bulunuldu.
Müşteki avukatı Çınar, dosyanın sadece zimmet iddialarıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda “sahte evrak düzenleme” ve sözleşmelerde “el yazısıyla sonradan doldurulmuş alanlar” tespit edildiğine dair ciddi bulguların olduğunu ifade etti. Savcılık incelemesinde ve bilirkişi raporlarında bu durumun ortaya çıktığını belirten Çınar, hukuki sürecin titizlikle takip edildiğini ve adaletin mutlaka tecelli edeceğine inandıklarını dile getirdi. Bu olay, bir yandan trafik kazası mağduriyetini, diğer yandan da hukuki süreçte yaşanan suistimal iddialarını bir araya getirerek, kamuoyunun vicdanını yaralayan bir dava olarak dikkat çekiyor.






