Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, 2016 yılında milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması sürecine dair kararlarının arka planını kamuoyuyla paylaştı. Kılıçdaroğlu, o dönem iktidarın anayasa değişikliğini referanduma götürme hedefini engellemek amacıyla stratejik bir adım attıklarını ve toplumsal kutuplaşmanın önüne geçmek için sorumluluk üstlendiklerini belirtti.
Kürsü Dokunulmazlığı Dışındaki Ayrıcalıklara Karşı Duruş
Mevcut durumda kendisinin de herhangi bir dokunulmazlığının bulunmadığını ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açılan davalar kapsamında hapis cezası istemiyle yargılandığını hatırlatan Kılıçdaroğlu, kürsü dokunulmazlığı haricindeki tüm ayrıcalıklara karşı olduğunu ifade etti. Geçmişte CHP’li milletvekili adaylarının noter huzurunda dokunulmazlıktan feragat edeceklerini beyan ettiklerini vurgulayan Kılıçdaroğlu, partinin bu konudaki ilkesel tavrının net olduğunu dile getirdi.
“Siyasi Tuzakları Bozmak İçin Karar Aldık”
2016 yılındaki oylama sürecine değinen Kılıçdaroğlu, iktidarın dokunulmazlık konusunu bir referandum malzemesi haline getirerek ülke genelinde büyük bir kutuplaşma yaratmak istediğini savundu. Bu planı bozmak amacıyla risk aldıklarını kaydeden Kılıçdaroğlu, parlamentodaki sayısal güç dengeleri doğrultusunda hareket ettiklerini söyledi. Alınan kararın bir teslimiyet olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, bu hamleyle iktidarın elindeki en büyük propaganda aracını etkisiz kılmayı amaçladıklarını ifade etti.
Yargı Sürecine ve Tutuklamalara Tepki
O dönemki hukuki prosedürlere göre dokunulmazlığı kaldırılan milletvekillerinin yargılama süreci tamamlanana kadar tutuksuz yargılanması gerektiğine dikkat çeken Kılıçdaroğlu, yargı mekanizmasının siyasi amaçlarla kullanıldığını ileri sürdü. Evrensel hukuk normlarının dışına çıkılarak milletvekillerinin gözaltına alındığını ve tutuklandığını belirten Kılıçdaroğlu, yaşanan hukuk ihlallerinin sorumlusunun muhalefet değil, mevcut yönetim anlayışı olduğunu savundu.
Demirtaş ve Cezaevindeki İsimlere Destek Vurgusu
Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve cezaevinde bulunan diğer isimlerin haklarını savunmaya devam edeceklerini açıklayan Kılıçdaroğlu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması yönündeki çağrısını yineledi. Adalet mücadelesini sürdürürken, arka planda iktidar ile müzakere yürüttüğünü iddia ettiği bazı muhalif figürleri tutarsızlıkla eleştiren Kılıçdaroğlu; Selahattin Demirtaş, Selçuk Kozağaçlı, Can Atalay ve Gezi davası tutukluları başta olmak üzere tüm hak ihlallerine karşı mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceklerini belirtti.
Kaynak: Hürriyet






