Karadeniz’in hırçın suları, bugünlerde yüzeydeki dalgalardan çok daha derin ve sessiz bir tehditle mücadele ediyor. ‘Sessiz katil’ olarak adlandırılan ve deniz ekosisteminin adeta boğazına sarılan hayalet ağlar, sadece balık stoklarını eritmekle kalmıyor, aynı zamanda soframıza kadar uzanan bir kirlilik zincirini tetikliyor. Türkiye’nin öncülüğünde yürütülen uluslararası projeler, bu görünmez düşmana karşı teknoloji ve bilimi birleştirerek devasa bir temizlik ve restorasyon hareketi başlattı.
Karadeniz’in Derinliklerinde 10 Bin Tonluk Ekolojik Tehdit
2024 yılında hayata geçirilen BlackNETs projesi, Karadeniz’e kıyısı olan Türkiye, Romanya, Gürcistan ve Bulgaristan’ı aynı hedef doğrultusunda bir araya getirdi. Projenin 2026 yılına kadar uzanan ilk aşamasında ortaya çıkan rakamlar, durumun vahametini gözler önüne seriyor: Tam 10 bin ton hayalet ağ denizden temizlendi. Ancak uzmanlar, bu rakamın buzdağının sadece görünen kısmı olduğu konusunda hemfikir. Deniz tabanına terk edilen veya kaybolan bu ağlar, hiçbir insan müdahalesi olmadan yıllarca avlanmaya devam ediyor; balıkları, deniz memelilerini ve habitatı kontrolsüzce yok ediyor.
KTÜ Sürmene Deniz Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Coşkun Erüz, bu kirliliğin sadece fiziksel bir engel olmadığını vurguluyor. Erüz’e göre, bu ağlar zamanla parçalanarak mikroplastiklere dönüşüyor ve bu zehirli parçacıklar besin zinciri aracılığıyla doğrudan insan sağlığını tehdit eder hale geliyor. Karadeniz’de kilometrelere varan terk edilmiş ağların bulunduğunu belirten Erüz, bu durumun hem ekonomik bir kayıp hem de geri dönülemez bir biyoçeşitlilik yıkımı olduğunu ifade ediyor.
Yapay Zeka ve Robotik Sistemlerle Ekosistem Restorasyonu
Hayalet ağlarla mücadelede ikinci ve çok daha kapsamlı bir safhaya geçiliyor. Avrupa Birliği destekli, 12 milyon avro bütçeli ‘ROWER’ projesi, 14 ülkeden 34 farklı ortağı bir araya getirerek Karadeniz’de bir ekosistem restorasyonu başlatıyor. Bu projeyi seleflerinden ayıran en temel özellik ise kullanılan ileri teknoloji. Artık hayalet ağlar sadece insan gücüyle değil, su altı robotları ve yapay zeka destekli kamera sistemleriyle tespit edilecek.
Doç. Dr. Rafet Çağrı Öztürk’ün aktardığı bilgilere göre, geliştirilecek olan özel su altı araçları, deniz tabanına en az tahribatı vererek bu ağların çıkarılmasını sağlayacak. Stereo kamera sistemleri ve yapay zeka, su altındaki canlı çeşitliliğini anlık olarak izleyerek restorasyon sürecinin başarısını ölçümleyecek. Bu hamle, Karadeniz’de bugüne kadar eksikliği hissedilen ‘koruma alanı’ bilincinin oluşması ve ekosistemin kendi kendini onarabilmesi adına hayati bir dönüm noktası niteliği taşıyor. Akademisyenlerin bilgisi, özel sektörün geri dönüşüm gücü ve belediyelerin lojistik desteğiyle harmanlanan bu strateji, Karadeniz’in geleceğini kurtarmak için atılmış en somut adım olarak kayıtlara geçiyor.






