MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9745 ▲ %0,02
EURO 53,6043 ▲ %0,45
ALTIN 6.604,68 ▲ %0,77

Kağıthane’de Kuyumcu Kabusu: Boşanmak İstemeyen Eşin Kanlı İntikamı

İstanbul’un kalbinde, Kağıthane’nin işlek sokaklarından birinde yankılanan silah sesleri, sadece bir iş yerini değil, toplumsal güvenliğin ve hukukun temellerini de hedef aldı. Kuyumculuk yaparak kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan 40 yaşındaki Duygu G., modern bir metropolün ortasında akılalmaz bir ‘seri saldırı’ dalgasının kurbanı oldu. Daha önce tam 6 kez kurşunlanan iş yeri, geçtiğimiz günlerde sadece 24 saat arayla iki kez daha motosikletli ve kasklı şahıslar tarafından yaylım ateşine tutuldu. Toplamda 8 kez kurşunlanan dükkan, bir kadının boşanma iradesine karşı sergilenen barbarca bir baskının simgesi haline geldi.

Saldırıların Perde Arkası: Hedefteki Kadın ve Seri Kurşunlama

Kağıthane Asayiş Büro Amirliği ekiplerinin titizlikle yürüttüğü teknik ve fiziki takip, bu fütursuz saldırıların arkasındaki kirli ağı deşifre etti. Polisin başarılı operasyonuyla yakalanan 18 yaşındaki M.A.A., saldırıların faili olarak adalete teslim edildi. Ancak şüphelinin savunması, suç dünyasındaki yozlaşmanın boyutlarını bir kez daha gözler önüne serdi. Kendi öz babasının teşhisine rağmen “O gün nerede olduğumu hatırlamıyorum, motoru ben sürmedim” diyerek inkar yoluna giden zanlı, tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olayın derinliklerine inildiğinde ise karşımıza bir terör senaryosu değil, bir aile faciasının dışa vurumu çıktı. Saldırıların, Duygu G.’nin yurt dışında yaşayan ve boşanmak istediği eşi Özkan G. tarafından kiralık tetikçiler aracılığıyla organize edildiği saptandı.

Hukuk Tanımazlık: Toplumsal Güvenlik ve Uzman Görüşü

Uzman kriminologlar ve hukukçular, bu tür vakaların sadece bireysel bir saldırı olarak değil, “kadın üzerinde tahakküm kurma çabasının kamusal alana taşması” olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Silahlı şiddetin bir boşanma davasında ‘pazarlık unsuru’ veya ‘yıldırma aracı’ olarak kullanılması, güvenlik bürokrasisinin üzerinde en çok durduğu konuların başında geliyor. Bu olay, suçun dijitalleşen ve sınır aşan boyutunu da ortaya koyuyor; failin yurt dışında olup, Türkiye’deki gençleri suç makinesine dönüştürerek eski eşine ‘kurşunlu mesajlar’ göndermesi, adli iş birliğinin önemini bir kez daha hatırlatıyor. Duygu G.’nin yaşadığı bu sistematik şiddet sarmalı, toplumda kadının can güvenliği ve ticari özgürlüğüne yönelik endişeleri derinleştirirken, yargının vereceği nihai karar, benzer niyetlerdeki suç odakları için bir set niteliği taşıyacak.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir