Görele, sarsıcı bir haberle güne uyandı: Eski Belediye Başkanı Hasbi Dede’nin ‘çocuğa karşı cinsel taciz’ davasının mağduru Tuana Elif Torun, geçirdiği trafik kazası sonrası hayatını kaybetti. Genç kızın ölümü, davanın zaten gergin olan atmosferini adeta bir elektrik çarpmış gibi sarstı ve akıllara yeni sorular getirdi. Ailesinin aldığı asil kararla organları bağışlanan Tuana, altı kişiye yeni bir yaşam umudu olurken, kazanın ardındaki detaylar ise kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.
Hayat Verdi Ama Adalet Sorusu Baki
Tuana Elif Torun’un beyin ölümü gerçekleştiğinde, ailesinin gösterdiği fedakarlık ve insanlık dersi Görele’de derin bir saygıyla karşılandı. Genç kızın akciğeri Ankara’ya, kalp kapağı İstanbul’a, karaciğeri Erzurum’a ve böbrekleri de Ankara ile İstanbul’daki nakil bekleyen hastalara ulaştırılarak altı cana umut oldu. Bu hüzünlü vedanın ardından Tuana, Görele’de toprağa verildi. Ancak bu trajik olayın, uzun süredir devam eden ve kamuoyunun yakından takip ettiği bir davanın merkezindeki isimle bu şekilde kesişmesi, birçok kişinin ‘Bu sadece bir kaza mı?’ sorusunu sormasına neden oldu.
Kazanın Perde Arkası: Sarhoş Sürücü ve Olaylı Bağlantı
Tuana’ya çarpan aracın sürücüsü Adem Haşbaş, kazanın ardından kaçmaya çalıştı ancak kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı ve çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Yapılan testlerde Haşbaş’ın alkollü olduğu tespit edildi. Ancak asıl şaşırtıcı detay, Haşbaş’ın Görele eski Belediye Başkanı Hasbi Dede’nin eski eniştesine ait bir restoranda işçi olarak çalıştığının ortaya çıkması oldu. Bu ‘tesadüf’, zaten hassas olan kamuoyunda adeta bomba etkisi yarattı. Eski başkanın davasının mağdurunun, dolaylı yoldan kendisiyle bağlantılı bir isim tarafından öldürülmesi, kafaları karıştırdı ve olaya komplo teorileri damgasını vurdu.
Hasbi Dede Davası: Unutulan Skandal Yeniden Gündemde
Hatırlanacağı üzere, Hasbi Dede, Tuana Elif Torun ile sosyal medyada yaptığı yazışmalar nedeniyle ‘çocuğa karşı cinsel taciz’ suçlamasıyla tutuklanmış, ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakılmış ve belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılmıştı. Dede’nin davasının ikinci duruşması 24 Nisan’da görülecekti. Tuana’nın ölümü, bu duruşma öncesinde zaten gergin olan bekleyişi iyice körükledi. Kamuoyunun gözü, şimdi bu iki olayın birleşim noktasında adaletin nasıl tecelli edeceğine çevrilmiş durumda.
Eski Başkandan Tartışmalı Açıklama: “Bağım Yok”
Hasbi Dede, bu gelişmeler üzerine sosyal medya hesabından bir açıklama yayınladı. Açıklamasında, “Tüm kamuoyunun bilmesini isterim ki; bu elim kazayla, kazaya karışan şüpheli şahısla veya olayın yaşandığı işletmeyle hiçbir hukuki, fiili, ticari ya da idari bağım bulunmamaktadır. Hakkımdaki tüm suçlamalar asılsızdır ve gerçeklerle hiçbir bağı bulunmamaktadır. Şahsıma yöneltilen bu iddiaların, bağımsız Türk yargısı huzurunda yapılacak yargılama neticesinde boşa çıkacağına ve masumiyetimin tescil edileceğine inancım tamdır” ifadelerini kullandı. Ancak bu açıklama, olayın ‘tesadüf’ kısmındaki şüpheleri gidermeye yetmedi.
Görele Halkı Neler Düşünüyor? Adalet Arayışı Sürüyor
Dede, dava sürecine ilişkin olarak da “Ben adaletin tecelli edeceği güne kadar sabırla ve metanetle hukuki mücadelemi sürdüreceğim. Tek amacım, gerçeklerin gün yüzüne çıkması ve üzerime atılmaya çalışılan bu lekenin temizlenmesidir” dedi. Görele halkı ise bu acı olay ve devam eden davalar silsilesi karşısında hem şaşkın hem de yorgun. Tuana’nın ölümü, sadece bir trafik kazası olmaktan çıkıp, çok daha derinlere inen bir adalet arayışının sembolü haline geldi. Gözler şimdi 24 Nisan’daki duruşmaya ve bu olayın ardındaki tüm bağlantıların aydınlatılmasına çevrildi.






