İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen adli soruşturma çerçevesinde, noter işlemleri esnasında gözaltına alınarak sevk edildiği nöbetçi sulh ceza hakimliği tarafından tutuklanan dernek kurucularından A.Ç.’nin emniyet müdürlüğünde verdiği ifadenin detayları netleşti.
Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini belirterek İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerine ifade sunan A.Ç., mesleğinin müzisyenlik olduğunu, aynı zamanda reklamcılık faaliyetleri yürüttüğünü ve aylık kazancının 30 bin lira seviyesinde olduğunu kaydetti.
Sigorta primlerinin A. Prodüksiyon tarafından ödendiğini beyan eden şüpheli, yaklaşık 20 senedir sanatçı H.L.’nin yanında çalışarak işlerine destek verdiğini, bu süreçte düzenli bir maaş almamasına karşın konser dönemlerinde kendisine ödemeler yapıldığını aktardı. Ayrıca dört farklı bankada hesabı ve kredi kartı bulunduğunu dile getirdi.
A.Ç., H.L.’nin banka hesaplarındaki bloke nedeniyle kendisine ait banka hesaplarını kullanması için ona tahsis ettiğini belirtti.
Geçmişte şans oyunları oynadığını, internet üzerindeki bahis platformlarında yer alan farklı kullanıcı hesapları aracılığıyla H.L.’nin de bahis yaptığını öne süren şüpheli, “H.L. parayı bana ulaştırırdı, ben de bu tutarı bahis sitesindeki hesaba aktarırdım, kendisi oynardı. Çoğu zaman bana talimat verir, ben de parayı yatırarak belirttiği müsabakalara bahis oynardım.” ifadelerini kullandı.
Derneğin kurucu isminin H.L. olduğunu belirten A.Ç., kendisinden gelen davet üzerine kuruluş aşamasına katıldığını ve 2021 senesinde dernekteki görevinden ayrıldığını savundu.
“Hesaplarım Üzerinden Bahis Oynuyordu” İddiası
H.L. ile aralarında yakın bir ilişki bulunduğunu aktaran A.Ç., “Gereksinim duyduğu anlarda işlerini takip ederim. Kendisi benim banka hesaplarımı kullanıyordu. Ödemelerini bu hesaplar vasıtasıyla gerçekleştiriyordu. Çeşitli şans oyunu sitelerinde de benim profillerim üzerinden işlem yapıyordu.” iddiasında bulundu.
Dosya kapsamında tutuklu bulunan diğer şüpheli Z.Y. tarafından, kendi hesabına 1359 adet işlemle toplam 138 milyon 593 bin 208 lira gönderilmesi ve kendi hesabından da Z.Y.’ye 213 işlemle 24 milyon 352 bin 763 lira aktarılmasına dair soruları yanıtlayan A.Ç., “Bu para transferlerinin tamamı H.L.’nin yönlendirmesiyle yapıldı. Gelen tutarlar çoğunlukla şans oyunları, borsa yatırımları ya da borçların kapatılması için kullanılıyordu.” dedi.
H.L.’nin asistanı olan tutuklu şüpheli Y.K. ve diğer kişilerle gerçekleşen yüksek meblağlı para transferlerini de aynı gerekçelerle açıklayan A.Ç., kendi gelir düzeyiyle uyuşmayan bu hareketliliğe yönelik soru üzerine şu yanıtı verdi: “Söz konusu paralar H.L.’nin talimatı doğrultusunda hesaplarıma girdi ve çıktı. Özellikle dernek açıklamalı borç transferleri benim de dikkatimi çekmişti. Kendisine bu durumu ilettiğimde bana, ‘Bunlar benim çevremden aldığım borç paralardır, iadelerini yapıyorum.’ yanıtını verdi. Bu kaynaklarla ödemeler yapıldı, borsa ve şans oyunlarında değerlendirildi.”
Elektronik Şans Oyunları ve Yayıncılık AŞ unvanlı şirketten şüphelinin hesabına 1894 işlemle 89 milyon 90 bin 663 lira gönderildiği, kendi hesabından ise 6 bin 126 işlemle toplam 279 milyon 367 bin 817 lira aktarıldığı ve 190 milyon 270 bin liralık kupon yapılarak kaybedildiğinin saptanması üzerine paranın kaynağı sorulan A.Ç., “H.L. bana bu paraları borç alarak temin ettiğini söylemişti. Ödemeleri onun direktifleri doğrultusunda gerçekleştirdim, oynanan tüm bahisler kendisine aittir.” şeklinde konuştu.
Kendi banka hesaplarından Merit Kıbrıs Turizm Limited şirketine 9 işlemde toplam 3 milyon 47 bin 567 lira aktarılmasıyla ilgili olarak ise A.Ç., “H.L. Kıbrıs seyahatlerinde benden bu hesaba ödeme yapmamı talep ederdi, ben de gönderirdim. Gönderim amacına dair detaylı bilgim bulunmuyor.” savunmasında bulundu.
“Maddi ve Manevi Olarak Mağdur Oldum”
İfadesinin devamında mağduriyet yaşadığını ileri süren A.Ç., şu beyanları sundu: “Süreç nedeniyle ciddi sıkıntılar yaşadım. Yaklaşık 20 senedir kendisini tanıyorum. Yaşananlar sebebiyle psikolojik destek ve ilaç kullanmak durumunda kaldım. Alacaklıları kendisine ulaşamadığında doğrudan beni arıyor, üzerimde baskı kuruyorlardı. Hatta bir defasında borç ilişkileri nedeniyle darbedildim. Her defasında geleceğimi kurmama yardım edeceğini söyleyerek beni oyaladı. Borçlarının şans oyunları kaynaklı olduğunu tahmin ediyorum. Beni birkaç kez Kapalıçarşı’daki belirli adreslere yönlendirdi, buralardan teslim aldığım döviz veya nakit paraları hesaplara yatırdım. Bu kaynakların bir kısmını borsaya ve bahislere aktarırken, kalanını borç ödemelerinde kullandım. Cihazımın şifresini emniyet birimlerine ilettim. Olayların ardından benden iletişim bilgilerimi değiştirmemi istemişti. Çevremin tavsiyesi üzerine doğru olanı yapmaya karar verdim. Yaşananlardan ötürü mağdur durumdayım, suçum bulunmamaktadır.”
Savcılık makamındaki sorgusunda da bankacılık işlemleri için sürekli talimat aldığını iddia eden şüpheli, “Bana hangi müsabakalara kupon yapmam gerektiğini mesajla iletiyordu. Ben de talimatlarına göre hareket ediyordum. Bazen doğrudan benim üyeliğim üzerinden sisteme girerek oynardı, çoğunlukla ise işlemleri bana yaptırırdı. Belirtilen tutarlarda kayıplar gerçekleşti.” dedi.
Derneğin mali işleyişine vakıf olmadığını öne süren A.Ç., “Kurumun finansal hareketlerini ve kurallarını bilmem mümkün değil. H.L.’nin dernek hesaplarını doğrudan kontrol edip etmediğini de bilmiyorum. Kendisine bu aktarımların dernek bütçesiyle ilişkisini sorduğumda, kesinlikle böyle bir durum olmadığını, tamamen şahsi borçlarıyla bu işlemleri yürüttüğünü söylemişti. Son aylara kadar hesaplarımı kullanmayı sürdürdü. Hatta kendisinden alacağım bulunmaktadır. Derneğin faaliyetleriyle bir bağım yoktur. Etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak talebimi yineliyorum.” savunmasını yaptı.
Şüpheli ayrıca, derneğe ait depolarda bekletilen bazı malzemelerin kullanılmaz hale geldiğini ve ihtiyaç duyulan bölgelere ulaştırılmadığını iddia etti.
Kaynak: Hürriyet






