İstanbul Bakırköy’de 24 Ocak tarihinde başlayan gizemli kayıp vakası, kolluk kuvvetlerinin titiz çalışmaları sonucunda kan donduran bir cinayeti gün yüzüne çıkardı. Çin vatandaşı iş insanı Yong Wang‘ın avukatı tarafından yapılan kayıp müracaatı üzerine harekete geçen İstanbul Emniyet Müdürlüğü, maktulün kullandığı aracın GPS (GPRS) verilerini mercek altına aldı. Teknik takip sonucunda, aracın son sinyal verdiği noktanın Arnavutköy ilçesine bağlı Baklalı Mahallesi‘ndeki bir tarım arazisi olduğu saptandı. İstanbul’un Avrupa yakasında yer alan ve geniş kırsal alanları, havalimanı güzergahındaki stratejik konumuyla bilinen Arnavutköy, bu kez bir infazın gizlendiği bölge olarak kayıtlara geçti.
Adli Tıp Raporu ve Olay Yeri İnceleme Bulguları
Olay yerinde yapılan ilk incelemelerde, toprak altında kazma ve kürek izlerine rastlanması üzerine kazı çalışmaları derinleştirildi. Yapılan kazıda, Yong Wang’ın cansız bedenine ulaşıldı. Kayıp Şahıslar Büro Amirliği ekiplerinin tespitlerine göre; maktulün ellerinin, ayaklarının ve ağzının koli bandı ile sıkıca bağlandığı görüldü. Türkiye’de bu tür şüpheli ölümlerde izlenen standart prosedür gereği maktul, otopsi işlemleri için derhal Adli Tıp Kurumu’na nakledildi. Hazırlanan ön otopsi raporunda, Wang’ın başına sert bir cisimle vurularak bayıltıldığı, ardından canlı haldeyken toprağa gömüldüğü ve boğularak (asfiksi) hayatını kaybettiği değerlendirildi. Adli tıp biliminde bu tür vakalar, saldırganların kurbanın direncini kırma ve ardından kanıt bırakmama çabası olarak nitelendirilmektedir.
Planlı Suç: Kripto Varlıklar ve Uluslararası Firar
Emniyet güçlerinin derinleştirdiği soruşturma, cinayetin bir anlık öfke değil, aylar öncesinden planlanmış bir organizasyon olduğunu ortaya koydu. Şüphelilerin Aralık 2025 tarihinde keşif amacıyla Türkiye’ye geldikleri, maktulün konakladığı otel çevresinde saha çalışması yaptıkları tespit edildi. Cinayetin temel motivasyonunun, maktulün dijital varlıkları olan kripto para soğuk cüzdanı olduğu anlaşıldı. Olay günü maktulün yanındaki kadın şüphelinin, sürekli telefonla mesajlaşarak konumu paylaştığı ve kaçırma anında olaydan habersizmiş gibi rol yaptığı güvenlik kameralarınca belgelendi. Şüphelilerin, Wang’ı etkisiz hale getirip dijital şifrelerini ele geçirdikten sonra, infazı gerçekleştirip aynı gün içinde Pekin’e (Çin) kaçtıkları belirlendi.
Interpol ve Uluslararası Adli İş Birliği
Olayla ilgili olarak Gaziosmanpaşa Nöbetçi Cumhuriyet Savcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında, aralarında kadın şüphelinin de bulunduğu toplam 10 kişi hakkında Interpol üzerinden kırmızı bülten çıkarıldı. Uluslararası hukukta devletler arası suçlu iadesi ve adli yardımlaşma süreçleri uyarınca, şüphelilerin Çin’de yakalandığı bilgisi ulaştı. Türkiye ve Çin arasındaki adli protokoller çerçevesinde, suçluların iadesi veya yerinde yargılanması süreci teknik ve hukuki bir takvimde ilerleyecektir. Bu tür yüksek profilli ve yabancı uyruklu şahısları hedef alan cinayetler, genellikle uluslararası finansal suç ağlarıyla bağlantılı olup, siber güvenlik ve kişisel veri koruma önlemlerinin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha kanıtlamaktadır.






