Uluslararası Sularda Hukuksuz Müdahale
Uluslararası sularda barışçıl amaçlarla hareket eden ve insani yardım gönüllülerini taşıyan Küresel Sumud Filosu, İsrail’in hukuk tanımaz tavrıyla bir kez daha karşı karşıya kaldı. Filo katılımcılarına yönelik gerçekleştirilen müdahale, sadece fiziki bir engelleme olmaktan çıkarak doğrudan bir şiddet eylemine dönüştü. İsrailli bir bakanın, alıkonulan aktivistlere yönelik sergilediği sözlü ve fiziki şiddet, diplomatik kanalları ayağa kaldırdı. Yaşanan bu hadise, özellikle akademik çevrelerde ve hak savunucusu gençler arasında büyük bir öfke dalgasına yol açtı.
Dışişleri Bakanlığı’ndan Sert Kınama
Dışişleri Bakanlığı, yaşanan skandalın ardından vakit kaybetmeden resmi bir açıklama yayımladı. Bakanlık, İsrail’in uluslararası hukuku hiçe sayan bu tavrını en sert dille lanetlediğini belirtti. Yapılan açıklamada, “İsrailli bir bakanın, İsrail tarafından hukuka aykırı bir şekilde uluslararası sularda müdahale edilen Küresel Sumud Filosu katılımcılarına yönelik sözlü ve fiziki şiddet uygulamasını lanetliyoruz” ifadeleriyle, Türkiye’nin bu zorbalığa karşı duruşu net bir şekilde ortaya konuldu. Bu durumun, uluslararası deniz hukukuna ve temel insan haklarına yönelik açık bir saldırı olduğu vurgulandı.
Siyasi Kanattan Ortak Tepki Geldi
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, İsrailli bakanın bizzat dahil olduğu bu şiddet sarmalını sert sözlerle eleştirdi. Çelik, barış gönüllülerine karşı yürütülen bu barbarca tutumun asla kabul edilemeyeceğini ve İsrail’in bu saldırgan tavrının uluslararası toplum nezdinde karşılıksız kalmaması gerektiğini ifade etti. Sivil toplum kuruluşları ve eğitim camiası da, özellikle genç aktivistlerin güvenliği konusunda ciddi endişe taşıdıklarını belirterek Çelik’in açıklamalarına destek verdi.
İletişim Başkanı Duran: Bu Bir Barbarlıktır
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran da konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, İsrail’in sergilediği bu tutumun insanlık dışı olduğunu dile getirdi. Duran, “Soykırımcı İsrailli bir bakanın, aktivistlere yönelik bu barbarlığı, tarihin karanlık sayfalarında yerini almıştır. Alıkonulan gönüllülerin güvenli bir şekilde ülkelerine dönmeleri sağlanmalıdır” dedi. Özellikle üniversite öğrencileri ve eğitimciler, uluslararası platformda yaşanan bu haksızlıkların genç kuşağın adalet duygusuna zarar verdiğini savunuyor. Gönüllülerin sağ salim geri dönmesi için Türkiye’nin diplomatik temasları tüm hızıyla devam ediyor.






