Türkiye’nin Kudüs Hassasiyeti Tartışmaya Kapalı
İsrail Savunma Bakanı İsrael Katz’ın sosyal medya üzerinden Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’yi hedef alan provokatif açıklamaları diplomatik tansiyonu yükseltti. Katz, Kudüs’ün binlerce yıldır Yahudi halkının başkenti olduğunu iddia ederek Türkiye’nin Filistin politikasını hedef aldı. Bu skandal paylaşımlara beklenen yanıt ise gecikmedi.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) tarafından organize edilen Türkiye Münazara Yarışması Büyük Final Programı’nda kürsüye çıktı. Bakan Çiftçi, İsrailli mevkidaşının haddini aşan ifadelerine karşı Türkiye’nin kararlı duruşunu net bir dille ifade etti. Çiftçi, Kudüs ve Gazze meselesinin Türkiye için sadece bir dış politika konusu değil, aynı zamanda bir vicdan meselesi olduğunu vurguladı.
Bakan Çiftçi konuşmasında, Türkiye’nin sesinin mazlum coğrafyalarda bir umut ışığı olduğunu belirtti. Filistin’de ve özellikle Gazze’de yaşanan insanlık dramına karşı sessiz kalmanın mümkün olmadığını söyleyen Çiftçi, İsrail’in işgalci politikalarına karşı duruşun asla değişmeyeceğini kaydetti. Kudüs ile olan tarihi ve manevi bağların koparılamayacağını hatırlatan Bakan, Gazze’de yaşananları soykırım olarak nitelendirerek uluslararası toplumun vicdanına seslendi.
Türkiye’nin bölgedeki liderlik rolüne dikkat çeken İçişleri Bakanı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dünya genelindeki adil düzen çağrısının kendilerine yol gösterdiğini ifade etti. Bu duruşun bazı çevreleri rahatsız ettiğini kabul eden Çiftçi, ancak bu rahatsızlığın Türkiye’yi doğru bildiği yoldan döndüremeyeceğini söyledi. Gençlere de seslenen Bakan, milli ve manevi değerlere sahip çıkarak bu haklı davanın gelecekteki savunucuları olmaları gerektiğini belirtti.
İsrail kanadından gelen bu tür saldırgan açıklamaların Türkiye’nin bölgedeki nüfuzunu ve haklı davasını gölgeleyemeyeceği vurgulandı. Bakan Çiftçi’nin açıklamaları, hem yurt içinde hem de uluslararası alanda büyük yankı bulurken, Türkiye’nin Filistin davasındaki tavizsiz tutumu bir kez daha teyit edilmiş oldu. Türkiye, bölgesel barışın korunması ve mazlum halkların haklarının savunulması noktasında diplomatik kanalları ve kamuoyu duyarlılığını kullanmaya devam edecek.
Kaynak: Hürriyet





