Tarihi Gelibolu Yarımadası, bu hafta sonu nefes kesen bir dünya rekoruna sahne oldu! Profesyonel dalış eğitmeni Mazlum Kibar, tam 36 saat 9 dakika 36 saniye boyunca buz gibi sularda kalarak Guinness Dünya Rekorları’nın ‘Soğuk Denizde En Uzun Süre Tüplü Dalış’ kategorisinde zirveye oturdu. Anzak Koyu’ndaki Mimoza Plajı’nda gerçekleştirdiği bu akıl almaz deneme, tüm dünyayı hayran bıraktı ve insan vücudunun sınırlarını bir kez daha zorladı. Bu başarı, sadece bir rekor değil, aynı zamanda azmin, disiplinin ve takım çalışmasının destansı bir kanıtı.
Derinliklerdeki İnsanüstü Mücadele
Kibar’ın bu rekor yolculuğu, daha önce Norveçli dalgıç Nils-Roar Selnes’in 15 saat 10 dakika ve Türk dalgıç Cem Karabay’ın 30 saat 20 dakikalık başarılarını geride bırakma hedefiyle başladı. Su sıcaklığının sadece 12 derece olduğu bu zorlu koşullarda, vücut hızla ısı kaybeder ve hipotermi riski artar. Uzun süreli soğuk suya maruz kalmak, kas fonksiyonlarını olumsuz etkiler, zihinsel konsantrasyonu düşürür ve dekompresyon hastalıkları gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Ancak Mazlum Kibar, 7 metrelik derinlikte, bu tehlikelerin üstesinden gelmek için inanılmaz bir strateji izledi. Suyun altında maskesini çıkararak özel serumlarla beslendi, düzenli aralıklarla su ve soda dolu serumlarla vücudunun hidrasyonunu sağladı. Kan dolaşımını canlı tutmak için masajlar yapıldı ve zemine yerleştirdiği tahtaya yazdığı notlarla dış dünyayla iletişim kurdu. Bu detaylar, rekor denemesinin sadece fiziksel değil, aynı zamanda lojistik ve mental olarak ne kadar çetrefilli olduğunu gözler önüne seriyor.
Bir Milletin Gururu: Çanakkale Ruhuyla Gelen Rekor
Mazlum Kibar, su yüzüne çıktığında, botla kıyıya yanaşırken Türk bayrakları ve meşalelerle karşılandı. Bu an, sadece onun değil, tüm destek ekibinin ve bir milletin zaferiydi. “36 saattir sudaydım. Soğuk suda en uzun süre yaşayan insan oldum. Bu rekor denemesinin oluşabilmesi için birçok devlet kurumu, eşimiz, dostumuz ve sponsorlarımız sayesinde bu iş gerçekleşti. Herkes bir olduğu için bu işi yapabildik,” sözleriyle, bu büyük başarının ardındaki kolektif ruhu vurguladı. Özellikle rekor denemesinin Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümüne denk gelmesi, bu başarıya ayrı bir anlam kattı. Babası Halit Kibar’ın “Bu rekor Çanakkale’ye armağan olsun” sözleri, Mazlum’un bu insanüstü çabasını ulusal bir gurur meselesi haline getirdi. Bu tür başarılar, genç nesillere azmi, hedef belirlemeyi ve bu hedeflere ulaşmak için sabırla çalışmayı öğreten ilham kaynakları oluyor.
10 Yıllık Hazırlık ve Vefakar Destek Ekibi
Bu başarı bir gecede gelmedi. Arama Kurtarma Derneği (AKUT) Kuşadası ekip lideri Tağmaç Saraçoğlu’nun belirttiği gibi, Mazlum Kibar ve ekibi bu an için tam 10 yıldır hazırlanıyordu. On yıl boyunca süren titiz bir çalışma, planlama ve antrenman süreci, bu rekorun temelini oluşturdu. AKUT Kuşadası gönüllüleri de 20 kişilik bir ekiple dalış boyunca kritik teknik ve güvenlik desteği sağladı. Ailesi, yakınları, teknik ekipteki arkadaşları ve Portekiz’den gelen Guinness hakemi Richard Williams, Kibar’ın su altında kaldığı süre boyunca kıyıda endişeyle ama umutla bekledi. Annesi Hanife Kibar’ın “Mazlum, ne zaman denize girse kıyıda ben nefes alamıyorum. Çok şükür sağ salim bu işin de üstesinden geldi ve bizlere çok büyük bir gurur yaşattı” ifadeleri, bu denli büyük bir mücadelede aile desteğinin ne denli paha biçilmez olduğunu gösteriyor. Bu rekor, sadece bireysel bir performans değil, aynı zamanda kapsamlı bir ekip çalışmasının, insanüstü bir hazırlığın ve koşulsuz desteğin birleşimiydi. Mazlum Kibar, bu destansı dalışıyla hem kendi adını tarihe yazdırdı hem de Türkiye’ye bir kez daha dünya çapında büyük bir gurur yaşattı.






