MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9782 ▲ %0,02
EURO 53,6504 ▲ %0,55
ALTIN 6.653,74 ▲ %1,52

İBB Verileri Karanlık Ağa mı Sızdı? Dev Dava Başladı

Silivri’de Nefesler Tutuldu: Tarihi Dosya Açıldı

Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun hemen karşısındaki o devasa duruşma salonu bugün kelimenin tam anlamıyla buz kesti. Sokaktaki insanın, evine ekmek götürme derdindeki vatandaşın aklının ucundan geçmeyecek iddialar, mahkeme salonunun duvarlarında yankılanıyor. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan, Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün… Bu isimler bugün ‘siyasal casusluk’ suçlamasıyla hakim karşısındalar. Kapıda jandarma etten duvar örmüş, içeride ise adeta bir iğne atsan yere düşmeyecek bir atmosfer var. Herkesin gözü kulağı burada çünkü iddialar sadece bir belediye yönetimiyle ilgili değil, doğrudan milli güvenliğin kalbiyle ilgili.

Vatandaşın Özel Hayatı ‘Karanlık Ağ’da mı Satıldı?

İddianamede yazanları okuduğunuzda insanın nutku tutuluyor. Öyle basit bir usulsüzlükten bahsetmiyoruz; mevzu çok daha derin ve karanlık. Savcılığın iddiasına göre, 2019 yılından bu yana İBB veri tabanındaki kritik bilgiler, yani hepimizin, milyonlarca İstanbullunun kişisel verileri, internetin yeraltı dünyası olarak bilinen ‘Ostin’ adlı platforma aktarılmış. Düşünsenize, belediyeye verdiğiniz her bir bilgi, belki de gizli tutulması gereken iç yazışmalar ve özel veriler, bu karanlık ağ üzerinden kim bilir kimlerin eline geçti? Üstelik bu işin içinde yabancı istihbarat servislerinin parmağı olduğu öne sürülüyor. Sokaktaki vatandaş ‘Benim verimle yabancı ajanın ne işi olur?’ diye sormakta çok haklı ama iddialar bu verilerin siyasi analizler için birer koz olarak kullanıldığını söylüyor.

Aaron Barr ve 2019 Seçimleri Üzerindeki Şüphe Bulutları

Dosyanın en can alıcı noktası ise yabancı bir istihbarat elemanı olduğu iddia edilen Aaron Barr ismi etrafında dönüyor. İddianameye göre bu şahıs, İBB’deki veri kopyalama sürecinde kilit bir rol oynamış. İddia o ki; 2019 yerel seçimlerini manipüle etmek ve Türkiye siyasetinde söz sahibi olmak amacıyla bu veriler üzerinden operasyonlar yürütülmüş. İmamoğlu’nun talimatıyla hareket edildiği savunulan bu hiyerarşik silsile, iddialara göre vatandaşa ait mahrem bilgileri yabancıların önüne sermiş. Mahkeme salonunda İmamoğlu’nun savunma sırasını öne çekme talebi ise davanın ne kadar yoğun ve karmaşık olduğunu bir kez daha kanıtladı. Diğer taraftaki bir başka davaya yetişme telaşı, hukuk koridorlarındaki bu devasa yükün bir yansıması gibi.

20 Yıla Kadar Hapis İstemiyle Hesaplaşma Vakti

Peki şimdi ne olacak? Sanıklar hakkında istenen ceza tam 15 ile 20 yıl arasında değişiyor. Bu, sadece bir hapis istemi değil; aynı zamanda bir dönemin ve o dönemde alınan kararların yargı önünde hesap vermesi demek. Vatandaşın güvenliği mi tehlikeye atıldı, yoksa bu veriler gerçekten birilerinin siyasi emellerine alet mi edildi? Mahkeme heyeti; dijital materyalleri, itirafçı beyanlarını ve o karanlık ağdaki izleri tek tek inceleyecek. Sokaktaki adamın ise tek bir beklentisi var: Kendi verisinin, kendi güvenliğinin kimsenin pazarlık masasına meze olmaması. Silivri’deki bu dava, sadece İstanbul’un değil, belki de tüm ülkenin dijital geleceğine dair çok önemli bir karar verecek.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir