MENÜ
18 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 46,4571 ▲ %0,18
EURO 53,5019 ▼ %0,01
ALTIN 6.435,89 ▲ %1,44

İBB Davasında Sahte Kart Şoku: Mahkeme Salonunda Neler Yaşandı?

Adalet Sarayı’nda Tansiyon Yüksek

Silivri’deki 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kapıları, İstanbul ve Antalya’nın siyasi gündemini sarsan ‘yolsuzluk’ iddialarına ilişkin davanın yeni perdesine ev sahipliği yaptı. Zaten baştan beri ülkenin nefesini tutarak izlediği bu kritik dava, bu kez sadece yargılama süreçleriyle değil, mahkeme salonunda yaşanan beklenmedik gelişmelerle de gündeme oturdu. Görevden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık’ın çapraz sorgusuyla başlayan duruşma, İBB Başkanı İmamoğlu’nun sert savunması ve son olarak bir CHP meclis üyesinin ‘sahte basın kartı’ skandalıyla çalkalandı. Bu dava, sıradan bir adli süreç olmaktan çoktan çıktı; adeta siyasi bir tiyatro sahnesine dönüştü ve her sahnesi kamuoyunda geniş yankı buluyor.

Çalık’ın İfadesi ve İmamoğlu’ndan Çarpıcı Savunma

Duruşmanın en dikkat çekici anlarından biri, Mehmet Murat Çalık’ın çapraz sorgusuydu. Mahkeme başkanının Adem Soytekin ile ilgili sorularına Çalık, Soytekin’i yakından tanıdığını, ailesini bildiğini ancak kendisine ‘iş verin’ ya da ‘para kazandırın’ şeklinde bir talimatı olmadığını net bir dille ifade etti. Bu kısım, davanın temel iddialarından biri olan ‘örgütlü hareket etme’ tezini çürütmeye yönelik önemli bir adımdı. Salonun atmosferi gerginken, tutuklu yargılanan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu da savunma kürsüsünden adeta ders niteliğinde bir çıkış yaptı. Özellikle 2014’te kurulup Beylikdüzü’nü, ardından İstanbul’u ele geçirme hedefi olan bir ‘örgüt’ iddiasını, kendi adaylığının dahi 2019’un sonuna kadar netleşmemesiyle çürüttü. ‘Biz ne menem bir örgütüz ki, daha Beylikdüzü adayımız bile belli değilken bu iddialar nasıl atılıyor?’ sözleriyle iddiaların mantıksızlığına vurgu yaptı. İmamoğlu’nun “iş insanlarına ya da taşeron firmalara ilişkin size talimatım oldu mu?” sorusuna Çalık’ın “olmadı” yanıtı da savunma tarafının elini güçlendirdi.

Siyasi Yankılar ve Adalet Arayışı

İmamoğlu, mahkeme heyetine seslenirken “Bu millet sizden adaletli bir karar bekliyor. İnşallah tarih yazarsınız. Asrın yolsuzluğu denilen bir şeyin içindeyiz fakat ısrarla söylüyorum ki biz asrın hukuksuzluğu ile mücadele ediyoruz” sözleriyle davanın siyasi boyutuna ve adalet beklentisine dikkat çekti. Bu ifadeler, davanın sadece sanıkların kişisel kaderini değil, aynı zamanda kamuoyunun adalet sistemine olan güvenini de şekillendireceğini gösteriyor. Mahkeme başkanı ise tutukluluk durumunun bir sonraki hafta değerlendirileceğini belirterek heyecanı doruğa çıkardı. Öte yandan, aynı dosya kapsamında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek’in iki şoförünün tutuklanması, davanın farklı şehirlerdeki uzantılarını ve genişliğini gözler önüne serdi. Bu tutuklamalar, soruşturmanın derinliğini ve birçok farklı kişiyi kapsadığını bir kez daha kanıtladı.

Mahkeme Salonunda Beklenmedik Kriz: Sahte Basın Kartı Skandalı

Ancak duruşmanın en çarpıcı ve belki de en çok konuşulan olayı, CHP Tuzla Meclis Üyesi Erdal Yasin Tüysüz’ün tutuklanmasıydı. Tüysüz, duruşmalara sahte basın kartıyla girerek görüntü çektiği ve bu görüntüleri sosyal medyada paylaştığı gerekçesiyle gözaltına alınmıştı. ‘Resmi belgede sahtecilik’ iddiasıyla başlatılan soruşturma sonucunda adliyeye sevk edilen Tüysüz, mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Bu olay, zaten gergin olan mahkeme ortamına bambaşka bir boyut kattı. Duruşma salonunda çekilen fotoğrafların taraflara zarar vereceği uyarısı yapan İmamoğlu’nun bu hassasiyeti, Tüysüz’ün eylemiyle daha da anlam kazandı. Bu tür girişimler, bir yandan yargılama sürecinin şeffaflığına gölge düşürürken, diğer yandan da kamuoyunun gözünde davanın ciddiyetini tartışmalı hale getirebilir. Adaletin tecelli etmesi beklenen bir ortamda, bu tarz ‘arka kapı’ girişimleri, hem yargıya hem de siyasete olan güveni zedeleyici nitelikte. Herkesin gözü kulağı haftaya perşembe günü yapılacak tutukluluk değerlendirmesinde olacak; bu dava, Türk siyasetinin yakın tarihindeki en büyük hukuk mücadelelerinden biri olarak şimdiden tarihe geçiyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir