MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9873 ▲ %0,02
EURO 53,5303 ▲ %0,27
ALTIN 6.599,81 ▲ %0,70

“Hesap Lazım” Dedi, Arkadaşının Hayatını Kararttı

Dijital Çağın En Büyük Tuzağı: Hesap Kiralama

Adana’da 2020 yılında başlayan ve sıradan bir “arkadaş yardımı” gibi görünen olay, bugün Türkiye yargı sisteminin en karmaşık dolandırıcılık sarmallarından birine dönüştü. Yasin Örsdemir, çocukluk arkadaşının “bir hesap lazım, ödeme alacağım” teklifine hayır diyemediğinde, aslında hayatının geri kalanını ipotek altına aldığını fark etmemişti. Banka hesap bilgilerini paylaşmanın maliyeti, aradan geçen altı yılın ardından 70 ayrı dava dosyası olarak karşısına çıktı.

70 Farklı Şehir, Tek Bir Sorumlu Profil

Veriler ve istatistikler, dolandırıcıların izlerini kaybettirmek için en çok “güven” unsurunu kullandığını gösteriyor. Örsdemir’in banka hesabının dolandırıcılık trafiğinde merkezi bir durak haline gelmesiyle birlikte, Türkiye’nin dört bir yanından suç duyuruları yağmaya başladı. Analitik bir bakışla incelendiğinde, bu durumun profesyonel bir suç ağının tipik bir “para katırı” (money mule) operasyonu olduğu görülüyor. Bugüne kadar hakkında açılan 70 davanın 52’sini bir şekilde kapatmayı veya uzlaşmayı başaran Örsdemir için hukuk mücadelesi hala bitmiş değil. Kalan 18 dava, her biri farklı bir ilde, farklı bir mağdur ve farklı bir suç isnadıyla ilerlemeye devam ediyor.

Neden Kaybediyoruz? Hukuki Bilinç Eksikliği

Pek çok vatandaş, banka hesabını başkasına kullandırmanın sadece idari bir kusur olduğunu sanıyor; ancak gerçek çok daha sert. Yasalar, bir bireyin kendi adına açılan banka hesabının her bir kuruşluk hareketinden doğrudan sorumlu olduğunu açıkça belirtiyor. Mahkemelerde “haberim yoktu” veya “arkadaşıma güvenmiştim” savunması, nitelikli dolandırıcılık suçlamaları karşısında genellikle bir kalkan oluşturmuyor. Örsdemir örneğinde olduğu gibi, suçun işlendiği mecra sizin hesabınızsa, sistem sizi doğrudan fail veya iştirakçi olarak kodluyor. Bu, aslında bir insanın sosyal sermayesini yani arkadaşlık bağlarını yanlış kullanmasının faturasını nasıl ömür boyu ödeyebileceğinin en net kanıtı.

Dördüncü Kez Demir Parmaklıklar Arkasında

Hukuki sürecin en acı tarafı ise bu sarmalın bir türlü son bulmaması. Daha önce üç kez farklı suç duyuruları nedeniyle cezaevine girip çıkan ve her seferinde özgürlüğüne kavuşup hayatını düzene sokmaya çalışan Örsdemir, son olarak Alanya’da görülen bir davasında tutuklanarak yeniden cezaevine gönderildi. 70 davanın yarattığı bu zincirleme hukuki mağduriyet, sistemin bir kez kurbanı olan kişinin neden kolay kolay bu döngüden çıkamadığını da kanıtlıyor. Dijital dünyada IBAN numarası, kimlik numarası kadar mahrem ve kritiktir; onu başkasına devretmek, aslında tüm yasal sorumluluğu ve potansiyel cezaları da devralmak anlamına geliyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir