İstanbul’un en yoğun nüfuslu bölgelerinden biri olan Güngören ilçesinde geçtiğimiz aylarda meydana gelen ve tüm Türkiye’yi sarsan aile faciasıyla ilgili sıcak bir gelişme yaşandı. 16 yaşındaki kızı E.D. tarafından uykusunda başından silahla vurularak hayatını kaybeden Murat Dilsiz cinayetine ilişkin davanın ilk duruşması görüldü. Sokaktaki vatandaşın nabzını tutan bir muhabir olarak söyleyebilirim ki, davanın detayları sadece Güngören halkını değil, tüm ülkeyi derinden etkilemiş durumda. Bakırköy Adliyesi’nde görülen davada sanık koltuğunda oturan anne ve kızın savunmaları, kapalı kapılar ardında yaşanan dramın boyutlarını gözler önüne serdi.
Anne Eylem Dilsiz: Şiddet Gördüğümüzü İddia Etti
Duruşmada ilk sözü alan anne Eylem Dilsiz, savunmasında yıllarca maruz kaldıklarını iddia ettiği şiddeti anlattı. Eşinin kendisini ve çocuklarını sürekli darp ettiğini belirten anne, olay gecesi boğulma tehlikesi geçirdiğini ve canını zor kurtardığını ifade etti. Sabah kızının babasını vurduğunu söylemesiyle acı gerçekle karşılaştığını dile getiren Eylem Dilsiz’in savunması, davanın gidişatını etkileyecek nitelikteydi. Olayın yaşandığı Güngören ilçesi, İstanbul’un yüzölçümü bakımından en küçük fakat nüfus yoğunluğu açısından en kalabalık yerlerinden biridir. Bu tür yoğun yaşam alanlarında aile içi meseleler maalesef duvarlar arasında saklı kalabiliyor.
Genç sanık E.D. ise mahkemede soğukkanlı ama sarsıcı bir ifade verdi. Babasının kendilerine zarar vereceği korkusuyla bu eylemi gerçekleştirdiğini belirten 16 yaşındaki genç kız, izlediği bir filmden esinlenerek parmak izi bırakmamak için eldiven taktığını itiraf etti. Türkiye’de çocukların karıştığı bu tür ağır ceza dosyalarında, Türk Ceza Kanunu ve Çocuk Koruma Kanunu hükümleri uyarınca sosyal inceleme raporları ve psikolojik analizler büyük önem taşır. Mahkeme heyeti de bu kapsamda davanın seyrini belirleyecek tüm unsurları titizlikle incelemektedir.
Hukuki Süreç ve Toplumsal Güvenlik
Ülkemizde ateşli silahla kasten öldürme suçları Ağır Ceza Mahkemeleri tarafından görülür. Bu süreçlerde adli tıp raporları, balistik incelemeler ve tanık beyanları en somut delilleri oluşturur. Murat Dilsiz davasında da mahkeme, mevcut delil durumu ve kuvvetli suç şüphesini değerlendirerek anne Eylem Dilsiz’in tutuklanmasına karar verdi. Bir sonraki duruşma ise 2 Nisan tarihine ertelendi. Bu tür olaylar, toplum genelinde aile içi şiddetle mücadelenin ne denli hayati olduğunu ve erken uyarı sistemlerinin, sosyal hizmetlerin önemini bir kez daha hatırlatmaktadır.
Toplumsal güvenliğin sağlanması ve benzeri aile facialarının önüne geçilmesi adına, şiddet mağdurlarının yasal haklarını bilmesi ve ilgili kurumlara başvurması büyük önem arz etmektedir. Güngören’de yaşanan bu trajik olay, bir ailenin parçalanışını ve 16 yaşındaki bir çocuğun bir film sahnesinden etkilenerek hayatının en karanlık kararını verişini simgeliyor. Adli makamların vereceği nihai karar, kamuoyu tarafından merakla bekleniyor.






