MENÜ
06 Haziran 2026 Cumartesi
DOLAR 46,1116 ▲ %0,02
EURO 53,1487 ▼ %0,94
ALTIN 6.409,16 ▼ %3,23

Gülistan Doku Dosyasında Kirli Pazarlık: Hepsini Ötecem

Kirli Pazarlık: 9 Bin Dolarlık İtiraf Tehdidi

Tunceli’de yıllardır karanlıkta kalan Gülistan Doku dosyası, adeta bir suç şebekesinin ifşaatına dönüştü. Soruşturmanın seyrini değiştiren en çarpıcı detay, firari şüpheli Umut Altaş ile babası Celal Altaş arasındaki WhatsApp yazışmaları oldu. ABD’de bulunan Umut Altaş’ın, babasından 9 bin dolar koparmak için kurduğu baskı, aslında büyük bir itirafın habercisi. Altaş’ın babasına, “Eğer parayı yollamazsan savcıya her şeyi anlatırım, beni Amerika’ya niye yolladığınızı söylerim” demesi, olayın sadece bir cinayet değil, organize bir kaçırma ve koruma operasyonu olduğunu tescilledi. Baba-oğul arasındaki bu ‘kanlı pazar’ sızıntısı, dosyanın üzerindeki gizlilik perdesini de yerle bir etti.

“Kız Hamile Kaldı, Kafasına Sıktım”

Dosyadaki asıl kan donduran iddia ise Sidar Altaş’ın itiraflarıyla gün yüzüne çıktı. Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in, Gülistan Doku ile olan ilişkisi ve sonrasındaki dehşet verici süreç dosyaya girdi. İddiaya göre Mustafa Türkay Sonel, Gülistan’ın hamile kalması üzerine paniğe kapılarak genç kadını infaz etti. Dosyada yer alan ifadelerde “Kız hamile kaldı, kafasına sıktım” cümlesinin birkaç kez geçtiği vurgulanıyor. 6 yıldır “barajda intihar etti” senaryosuyla uyutulan kamuoyu, şimdi bu korkunç itirafla sarsılıyor. Üstelik zanlı Mustafa Türkay Sonel’in, daha önce “hiç silahım olmadı” demesine rağmen, araç bagajında ağır silahlarla çekilmiş fotoğrafları dosyaya giren en somut delillerden biri haline geldi.

Vali ve Suç Şebekesi: 10 Bin Dolarlık Karartma

Haber merkezimizin derinleştirdiği araştırmaya göre, dönemin Valisi Tuncay Sonel sadece bir baba gibi değil, adeta bir “operasyon merkezi” gibi hareket etmiş. Gülistan’ın telefonundaki verileri sildirmek için Ankara’daki eski bir polise 10 bin dolar ödeme yapıldığı iddiası, devletin imkanlarının bir cinayeti örtbas etmek için nasıl seferber edildiğini sorgulatıyor. SIM kartın elden ele dolaştırıldığı, verilerin geri döndürülemez şekilde silinmeye çalışıldığı ve arama çalışmalarının kasıtlı olarak sadece baraj gölüne hapsedildiği öne sürülüyor. Dağlık alanların aranmasını engelleyerek cesedin bulunmasını geciktiren bu bürokratik zırh, Başsavcı Ebru Cansu’nun iğneyle kuyu kazan titiz çalışmasıyla delindi. Hastane kayıtlarını silen başhekimden, delil gizleyen koruma polisine kadar 12 kişi bugün demir parmaklıklar ardında adaleti bekliyor.

700 Saatlik İz Sürüldü, Çember Daraldı

Başsavcılık tarafından kurulan özel JASAT ekibi, kentin dört bir yanından toplanan 700 saatlik kamera görüntüsünü saniye saniye inceleyerek Gülistan’ın son adımlarını takip etti. Artık kimsenin “görmedim, duymadım” deme lüksü kalmadı. Dosya artık basit bir “kayıp” vakası değil; içinde valinin, polislerin ve üst düzey bürokratların olduğu devasa bir cinayet ve delil karartma davası. Gözler şimdi kırmızı bültenle aranan Umut Altaş’ın iadesinde ve dağ taş demeden aranan Gülistan’ın cansız bedeninin nerede olduğunda. Bu dosya, adaletin bazen geç gelse de en yüksek makamlara bile dokunabileceğinin kanıtı olarak Türkiye’nin hafızasına kazınıyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir