MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9873 ▲ %0,02
EURO 53,5303 ▲ %0,27
ALTIN 6.599,81 ▲ %0,70

Gülistan Doku Dosyasında Büyük Deprem: Vali Tutuklandı

Munzur’un Dibindeki Sır Perdesi Aralanıyor

Tunceli’nin sarp coğrafyasında kaybolan sadece bir genç kız değildi; bir şehrin vicdanı, yıllardır o karanlık Munzur sularının dibinde cevap bekliyordu. 2020 yılının başından bu yana süregelen o derin sessizlik, HSK’nın kritik kararnamesiyle kente atanan Başsavcı Ebru Cansu’nun gelişiyle kökten bozuldu. Türkiye’nin sayılı kadın başsavcılarından biri olan Cansu, göreve başlar başlamaz ilk iş olarak Gülistan Doku dosyasını tozlu raflardan indirerek incelemeye aldı. Bu hamle, sıradan bir bürokratik işlemden ziyade, yıllardır cevapsız kalan ‘Neden?’ sorusunun peşine düşen bir adalet arayışının ilk kıvılcımıydı.

JASAT Devreye Girdi: 700 Saatlik İz Sürüldü

Dosyanın seyrini değiştiren en büyük adım, ‘Jandarma Dedektifleri’ olarak bilinen JASAT personelinden oluşan özel bir ekibin kurulması oldu. Başsavcı Ebru Cansu’nun talimatıyla, Gülistan’ın kaybolduğu güne ve öncesine ait tüm şehir kayıtları mercek altına alındı. Sadece ana arterler değil, 70 farklı KGYS noktası ve güvenlik kameralarından elde edilen ek 700 saatlik görüntü saniye saniye izlendi. Bu titiz çalışma, Gülistan’ın o gün kafeye nereden geldiğini, erkek arkadaşı Zeinal Abarakov ile neler konuştuğunu ve kafeden çıktıktan sonra öğretmenine gidiş anlarını gün yüzüne çıkardı. Artık bu bir kayıp vakası değil, adım adım işlenmiş bir ‘cinayet’ soruşturmasıydı.

Skandalın Boyutu: Vali ve Başhekim Cezaevinde

Soruşturmanın en çarpıcı ve toplumsal yankı uyandıran kısmı ise tutuklamalarla geldi. Dosyanın ‘cinayet’ şüphesine evrilmesinin ardından yapılan operasyonlarda, aralarında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in de bulunduğu çok sayıda isim gözaltına alındı. Mahkeme, Tuncay Sonel’i ‘suç delillerini yok etme, gizleme ve bilişim sistemindeki verileri engelleme’ suçlarından tutuklayarak cezaevine gönderdi. Vali’nin oğlu Mustafa Türkay Sonel ise ‘kasten öldürme’ suçlamasıyla tutuklanan isimler arasında yer aldı. Skandalın hastane ayağında ise dönemin Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir’in, Gülistan’a ait hastane kayıtlarını sildiği iddiasıyla ‘resmi belgeyi bozmak’ suçundan demir parmaklıklar ardına gönderilmesi, olayın ne denli organize bir gizleme çabası içerdiğini gözler önüne serdi.

DNA Örnekleri Son Noktayı Koyacak mı?

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’nın devreye girmesiyle birlikte, soruşturma teknik bir boyuta taşındı. Tutuklu Mustafa Türkay Sonel’in aracında daha önce tespit edilen DNA bulguları, davanın en kilit delili olarak görülüyor. Gülistan Doku’nun annesi Bedriye Doku ve babası Halit Doku’dan alınan kan, tırnak ve saç örnekleri, araçtaki bulgularla karşılaştırılacak. Eğer bu eşleşme sağlanırsa, yıllardır süren ‘Gülistan nerede?’ sorusu, yerini çok daha ağır bir adli sürece bırakacak. ABD’de bulunan şüpheli Umut Altaş için çıkarılan kırmızı bülten ise bu davanın sınırları aşan bir hukuk mücadelesine dönüştüğünün en somut göstergesi.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir