MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9873 ▲ %0,02
EURO 53,5303 ▲ %0,27
ALTIN 6.599,81 ▲ %0,70

Gölcük Skandalı: Öğretmen Cinsel İstismardan Yargılanıyor, Şok Savunma!

Gölcük’ten Yükselen Çığlık

Gölcük’ten yükselen çığlık, Türkiye’yi bir kez daha derinden sarsıyor. Bir İmam Hatip Lisesi’nde yaşanan akıl almaz istismar iddiası, toplumun en temel değerlerine vurulan ağır bir darbe. Çocukların geleceğine ışık tutması gereken bir eğitim yuvası, karanlık bir olayın gölgesinde kalmış durumda.

2024 yılında, henüz 14 yaşındaki B.Ş.’nin, kendi müzik öğretmeni A.G. tarafından zincirleme cinsel istismara uğradığı iddiası, vicdanları kanatıyor. Okul idaresinin suç duyurusuyla başlayan soruşturma, toplumsal bir yaranın ne denli derin olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Eğitim kurumlarında yaşanan bu tür olaylar, yalnızca mağdurları değil, tüm öğrencileri ve velileri derinden etkileyerek güven duygusunu temelden sarsıyor.

Adaletin İlk Sendlemesi ve Fiyasko

Ancak adaletin ilk adımı, kamuoyunda infiale yol açtı. Sanık öğretmen A.G., ifadesinin ardından adli kontrolle serbest bırakıldı. Bu karar, çocuk istismarı davalarında sıkça görülen bir fiyasko niteliğinde. Mağdur bir çocuğun yaşadığı travmayı ve adaletin gecikmesinin psikolojik etkilerini hiçe sayan bu vurdumduymazlık, toplumun adalet beklentisini adeta dinamitliyor. Faillerin ilk aşamada serbest bırakılması, benzer suçları işleyebilecek diğer potansiyel zanlılar için de cesaret verici bir emsal teşkil etme riski taşıyor.

Skandal Savunma: Mağduru Suçlama Cüretkarlığı

Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın dördüncü celsesinde sergilenen savunma ise tam bir skandal. Sanık A.G., suçlamaları ‘tamamen kurgu’ diyerek reddetti, mağdur B.Ş.’yi hedef gösteren iğrenç ifadelere başvurdu. ‘Vücudunuzu beğeniyorum, boşanın, sizinle birlikte yaşamak istiyorum’ gibi akıl almaz cümleleri mağdur çocuğa atfetmek, akıl tutulmasıdır. Bir öğretmenin, öğrencisinin duygusal zafiyetini istismar etmesi bir yana, bu tür bir ifadeyi kendi savunması olarak sunması, suçun psikolojisini ve mağduru ikinci kez mağdur etme çabasını açıkça ele veriyor. Bu, istismar vakalarında sıkça karşılaşılan, faillerin kendi suçlarını örtmek için mağdurları manipüle etme ve itibarsızlaştırma taktiğidir.

Savcıdan Tokat Gibi Mütalaa ve Ağır Hapis Talebi

Fakat adalet, er geç tecelli edecektir. Cumhuriyet savcısı, dosyadaki tüm delilleri masaya yatırarak sanık öğretmenin cinsel güdülerle mağdurun okulda ve evinde zincirleme şekilde cinsel bölgelerine dokunduğunu, okşadığını ve dudaklarından öptüğünü, ayrıca sanığın mağduru takip ederek taciz ettiğini net bir şekilde ortaya koydu. Tam 21 yıla kadar hapis talebi, bu vahşete ödenecek bedelin ciddiyetini gösteriyor. Savcının mütalaası, mağdur çocuğun yaşadığı dehşeti ve sanığın eylemlerinin vahametini adaletin önüne seriyor.

Toplumsal Yansıma ve Acil Sorumluluk

Bu olay sadece Gölcük’te değil, tüm Türkiye’de alarm zillerini çalıyor. Okullar, çocuklarımızın en güvenli limanları olmalı. Ancak bu tür vakalar, velilerin okul sistemine olan güvenini derinden sarsıyor ve çocukların geleceği üzerinde derin bir korku bulutu yaratıyor. Rehber öğretmenlerin, okul yönetimlerinin ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu tür olaylara karşı pasif kalması kabul edilemez. İstismar mağduru çocukların sessiz çığlıkları duyulmalı, failler en ağır şekilde cezalandırılmalı. Geleceğimiz olan çocuklarımızın korunması, her şeyden önce gelir. Bu davanın sonucu, Türkiye’de çocuk istismarı ile mücadelede bir milat olacaktır. Başka B.Ş.’ler yaşanmasın diye, bu kararın emsal teşkil etmesi şarttır. Toplum olarak bu vahşetlere sessiz kalmak, geleceğimizi ipotek altına almaktır.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir