Türk futbolu bugünlerde yeşil sahalardan çok, İstanbul Adliyesi’nin soğuk koridorlarından gelen haberlerle çalkalanıyor. Ankara’daki derin kulislerde bir süredir konuşulan ‘temiz eller’ operasyonu, nihayet somut adımlarla gün yüzüne çıktı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından titizlikle yürütülen soruşturma, spor dünyasının sadece saha içinde değil, perde arkasında da ciddi bir sınavdan geçtiğini gösteriyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen operasyonda, yasal bahis siteleri üzerinden kendi takımlarının aleyhine, yani rakip lehine bahis oynadıkları iddia edilen kulüp yöneticilerine yönelik düğmeye basıldı.
Türk Futbolunun Temeline Dinamit: 6222 Sayılı Kanun Devrede
Gözaltına alınan 32 şüphelinin emniyetteki sorgu işlemleri tamamlandı. Sağlık kontrollerinin ardından Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne sevk edilen isimler, 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun çerçevesinde sorgulanacak. Özellikle kanunun 11. maddesi, yani ‘şike ve teşvik primi’ suçlaması, soruşturmanın ana eksenini oluşturuyor. Hukuki uzmanlar, bu tür suçlamaların sadece hapis cezası değil, aynı zamanda spor yöneticiliğinden ömür boyu men gibi ağır yaptırımları da beraberinde getirebileceğine dikkat çekiyor. Soruşturma dosyasındaki en çarpıcı detay ise, yöneticilerin kendi takımlarının maçlarında rakip lehine gol, korner veya oyuncu bazlı özel bahisler aldıklarının teknik takiple tespit edilmiş olması.
Soruşturmanın Kapsamı: 33 Şüpheli ve Genişleyen Dalga
Emniyet kaynaklarından edinilen bilgiye göre, operasyonun merkezi İstanbul olsa da dalgalar Anadolu’nun dört bir yanına yayıldı. Adana Demirspor, Ankaragücü, Antalyaspor, Konyaspor ve Sivasspor gibi köklü kulüplerin isimlerinin geçtiği listede toplam 33 şüpheli bulunuyordu. Yapılan eş zamanlı baskınlarda 32 zanlı yakalanırken, firari olan bir şüphelinin aranmasına devam ediliyor. Gözaltındaki isimler arasında Abdullah Sancak, Burhan Serkan Kalmaz, Adem Başbilen, Tuncay Gülel ve Hakan Faydasıçok gibi spor camiasının yakından tanıdığı yöneticiler yer alıyor. Bu isimlerin, adliyedeki savcılık sorgularının ardından nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmeleri bekleniyor. Ankara kulislerinde ise bu operasyonun sadece bir başlangıç olduğu, sporun her kademesinde şeffaflık sağlanana kadar denetimlerin süreceği konuşuluyor. Türk sporunun prestijini sarsan bu olayın adli boyutu, önümüzdeki günlerde iddianamenin kabul edilmesiyle birlikte çok daha netlik kazanacak.






