MENÜ
21 Haziran 2026 Pazar
DOLAR 46,4792 ▼ %0,02
EURO 53,3552 ▲ %0,15
ALTIN 6.205,50 ▼ %1,30

Erdoğan’dan Korkutan Uyarı: Diplomasi Devri Bitiyor Mu?

Dolmabahçe’de Tarihi Uyarı: Kurallar Artık İşlemiyor

Dolmabahçe Sarayı’nın tarihi atmosferinde düzenlenen 152. Parlamentolar Arası Birlik (PAB) Genel Kurulu onur yemeği, sadece bir protokol buluşması değil, küresel sistemin çatırtılarının en net şekilde dile getirildiği bir platforma dönüştü. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın buradaki hitabı, alışılagelmiş bir siyasi söylemin çok ötesinde, dünyanın sürüklendiği karanlık tünelin son çıkışına dair bir alarm niteliği taşıyordu. Uluslararası hukukun bağlayıcılığını yitirdiğini vurgulayan Erdoğan, modern dünyanın en büyük yanılsamasının ‘güvende olduğumuz’ düşüncesi olduğunu hatırlattı.

Silahların Gölgesinde Kalan Sağduyu

Erdoğan’ın konuşmasında altını çizdiği en can alıcı nokta, diyalog mekanizmalarının devre dışı bırakılmış olmasıydı. Dünyanın en büyük güçleri artık masada el sıkışmak yerine, sahadaki mühimmat stoklarını yarıştırıyor. Diplomasi ve müzakerenin yerini füzelerin, insansız hava araçlarının ve sarsıcı bombaların alması, sadece savaş bölgelerini değil, dünyanın her köşesini potansiyel bir hedef haline getiriyor. Aktörlerin savaş suçlarını fütursuzca işlemesi ve uluslararası kurumların bu tablo karşısında sadece izleyici kalması, hukukun bir kâğıt parçasından ibaret görüldüğü yeni ve tehlikeli bir dönemi işaret ediyor.

Vatandaşı Bekleyen Büyük Tehlike: Kimse Güvende Değil

Peki, bu sert jeopolitik gerilimler sıradan bir vatandaşın hayatını nasıl etkiliyor? Küresel güvenliğin pamuk ipliğine bağlı olduğu bir dünyada, ekonomik istikrar, tedarik zincirleri ve bireysel özgürlükler doğrudan tehdit altındadır. Diplomasi sustuğunda, piyasalar dalgalanır, enerji hatları risk altına girer ve her evin mutfağındaki enflasyon ateşi daha da büyür. Erdoğan’ın ‘kimse güvende değildir’ çıkışı, sadece askeri bir saldırı ihtimalini değil, bu kaotik düzenin getireceği toplumsal ve ekonomik yıkımı da kapsıyor. Sağduyunun askıya alınması, belirsizliğin yeni normal haline gelmesi demektir.

Çıkış Yolu Var mı?

Cumhurbaşkanı’nın ifadeleri, mevcut uluslararası sistemin bir ‘format’ atılmaya muhtaç olduğunu açıkça gösteriyor. Parlamentolar arası birlikteliklerin, sadece sembolik toplantılar olmaktan çıkıp icracı birer vicdan mekanizmasına dönüşmesi gerekiyor. Aksi takdirde, bugün sadece televizyon ekranlarından izlediğimiz trajedi ve hukuksuzluklar, yarın sınır tanımayan bir yangın gibi her kapıyı çalabilir. Dünyanın ihtiyacı olan şey daha fazla silah değil, hukukun yeniden üstün kılınacağı cesur bir liderlik iradesidir. Dolmabahçe’den yükselen bu ses, aslında tarihin tekerrür etmemesi için yapılmış son çağrılardan biridir.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir