Olayın Geçmişi
Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde 11 Nisan 2025 akşamı, boşanma aşamasındaki M.S.P., hakkında uzaklaştırma kararı bulunan eşi A.P.’nin evine gitti. Evde A.P.’nin sevgilisi M.C. ile tartışan M.S.P., M.C. tarafından darbedildi. M.C.’nin evden ayrılmasının ardından A.P., yakınlarını arayarak durumu bildirdi. Eve gelen yakınlar, yerde hareketsiz yatan M.S.P.’yi görünce baygınlık geçirdiğini düşünerek 112 Acil Çağrı Merkezi’ni aradı. Sağlık ekipleri olay yerine geldiğinde M.S.P.’nin nabzının atmadığını ve vücudunda darp izleri olduğunu tespit ederek durumu polise bildirdi.
Ambulans Olayı ve Soruşturma
M.S.P., ilk müdahalenin ardından yakındaki özel bir hastaneye kaldırılırken ambulanstan sedyeyle çıkarıldığı sırada düştü. O anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Hastanede tedaviye alınan M.S.P. kurtarılamadı. İl Sağlık Müdürlüğü, hastanın sedyeyle düşmesiyle ilgili idari soruşturma başlattı. Olayla ilgili başlatılan adli soruşturma kapsamında A.P. ve M.C. gözaltına alındı. A.P. tutuklanırken, olay yerinde bulunan 7 yakını serbest bırakıldı. M.C. de çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Tutuklamalar ve Dava Süreci
Savcılık, M.C. hakkında ‘Kasten öldürme’, A.P. hakkında ise ‘Eşe karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açtı. Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ikinci duruşması yapıldı. Duruşmaya maktulün ailesi ve avukatları, tutuklu yargılanan A.P. ve M.C. ile avukatları katıldı.
Sanık M.C.’nin Savunması
Sanık M.C., ifadesinde olay gününü anlatarak, maktulün ailesine başsağlığı diledi. M.C., A.P. ile iş yerinde tanıştıklarını, boşanma sürecinde olduğunu öğrendiğini söyledi. Olaydan bir gün önce A.P.’nin evindeki musluk arızası için yardım istediğini, ardından anahtar kaybolunca anahtarcı çağırdığını belirtti. Olay günü A.P.’nin mezarlığa gittiği sırada evde uyurken aniden M.S.P.’nin göğsüne vurarak uyandırdığını, bağırarak tehditler savurduğunu iddia etti. M.C., boğuşma sırasında M.S.P.’nin kendisini dövdüğünü, boğazını sıktığını, nefes alamadığını savundu. En son M.S.P.’nin yere düştüğünü, ardından A.P.’nin eve geldiğini ve kendisine evden çıkmasını söylediğini anlattı. M.C., olay sonrası Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne gittiğini, kalp krizi geçirdiğini ve anjiyo olması gerektiğini söyledi.
Sanık A.P.’nin Savunması
A.P. ise M.C.’nin anlattıklarının doğru olmadığını belirtti. Sabah babasının mezarına gittiğini, eve döndüğünde eşini yerde gördüğünü, nabzını kontrol ettiğini ve M.C.’ye ‘Hareket etmiyor’ dediğini ifade etti. A.P., M.C.’ye evden çıkmasını söylediğini ancak arabasını beklediğini aktardı. Ambulansı hemen aramadıklarını, çünkü sevgilisinin kendisini sakinleştirmeye çalıştığını söyledi. A.P., eşinin sürekli eve geldiğini, iki kez uzaklaştırma kararı aldırdığını, olaydan önceki 10 gün boyunca eve gelmediğini anlattı. M.C.’nin eve sık geldiğini, eşini telefonda engellediğini ancak sürekli arayınca konuşmak için engeli kaldırdığını söyledi.
Maktulün Ailesinin Tepkisi
Duruşmada söz alan maktulün ağabeyi V.P., sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti. V.P., kardeşinin kendi evinde canice öldürüldüğünü vurgulayarak, ‘Bir insan kendi evinde kendini güvende hissedemeyecek mi? Bu iki ahlaksızın ibretialem için en ağır cezayla cezalandırılmasını istiyorum’ dedi.
Mahkeme Kararı
Savunmaların ardından mahkeme heyeti, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi ve Adli Tıp Kurumu raporunun beklenmesi için sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Duruşma, 19 Kasım’a ertelendi.
Kaynak: Hürriyet






