Zonguldak Adliyesinde Yolsuzluk Düğümü Çözülüyor
Zonguldak’ın Devrek ilçesinde kamu kaynaklarının sistemli bir şekilde suistimal edildiği iddialarıyla çalkalanan belediye yolsuzluğu davasında yargılama süreci resmen başladı. Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşması, sadece bir yerel yönetim skandalı değil, aynı zamanda kamu hizmeti anlayışının nasıl bir rüşvet çarkına dönüştüğünü de gözler önüne seriyor. Eski Belediye Başkanı Çetin Bozkurt’un adliye önündeki rahat tavırları ve jandarma eşliğinde getirilen eski İnsan Kaynakları Müdürü Tuncay Ulupınar, davanın simge isimleri haline geldi.
Sistematik Bir Çark: Hizmet İçin Rüşvet Şartı
Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 265 sayfalık dev iddianame, belediyede işlerin nasıl yürüdüğüne dair ürpertici detaylar barındırıyor. Müfettişlerin 2024 yılına kadar uzanan incelemelerinde ortaya çıkan tablo, yolsuzluğun münferit bir olay olmadığını, aksine kurumsal bir yapıya büründüğünü kanıtlıyor. İddianamede yer alan en çarpıcı tespitlerden biri, vatandaşların en temel belediyecilik hizmetlerini dahi alabilmek için ilgili memur veya amire menfaat sağlamak zorunda bırakılması. Yıllar geçtikçe dozajı artan bu sistemin, enflasyonun çok üzerinde bir haksız kazanç sağladığı ve milyonlarca liranın kamu cebinden şahsi hesaplara aktarıldığı belirtiliyor.
Emekli İkramiyeleri ve İller Bankası Oyunu
Peki, bu devasa paralar nasıl buharlaştırıldı? Dosyadaki detaylar, akılalmaz yöntemlerin kullanıldığını gösteriyor. Emekli olan personelin ikramiyelerini ödemek bahanesiyle İller Bankası’ndan çekilen kredilerin, sanki ödeme yapılmış gibi gösterilerek tekrar zimmete geçirildiği belirlendi. Bununla da yetinilmeyerek, belediye işçilerine fazla mesai veya ücretli izin ödemeleri yapılmış gibi gösterilip, bu paraların işçilerden elden geri toplandığı saptandı. Kurulan bu düzenek, kamu kaynaklarının adeta birer hortum gibi belirli şahısların cebine aktarılmasına neden oldu. Şüphelilerin, ‘zimmet, rüşvet, resmi belgede sahtecilik ve ihaleye fesat karıştırma’ gibi ağır suçlarla yargılanmasına başlandı.
3 Aydan Binlerce Yıla Uzanan Cezalar
Davanın 30 sanığı için istenen cezalar ise tarihe geçecek nitelikte. Bazı sanıklar için 1862 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Mahkeme koridorlarında bugün sadece sanıklar değil, Devrek halkının gasp edilen hakları da gündemdeydi. Eski Başkan Bozkurt’un kameralara el sallayarak girdiği adliye binasında, yargılamanın seyri kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor. Kamu vicdanını derinden yaralayan bu davanın, yerel yönetimlerdeki denetim mekanizmalarının neden bu kadar geç kaldığı sorusunu da beraberinde getirdiği aşikar. Devrek davası, Türkiye’de belediyecilik tarihindeki en büyük hukuk sınavlarından biri olmaya aday görünüyor.






