Ses Kaydı ve Tehdit İddiaları Gündeme Damga Vurdu
Kamuoyunda geniş yankı uyandıran ‘Aziz İhsan Aktaş suç örgütü’ soruşturmasında yargı süreci tüm hızıyla devam ediyor. Toplamda 200 sanığın hakim karşısına çıktığı davanın son duruşması, İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin fiziki şartlarının yetersiz kalması sebebiyle Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesindeki 3 nolu salonda gerçekleştirildi. Aralarında 7 belediye başkanının da bulunduğu bu dev dosyada, bir önceki celsede yedi ismin tahliye edilmesiyle birlikte gözler bugünkü kritik beyanlara çevrildi.
Duruşmanın en dikkat çeken anlarından biri, mağdur ve tanıkların dinlendiği bölümdü. Mahkemede ifade veren üç mağdurdan ikisi şikayetçi olduğunu dile getirirken, davanın seyrini değiştirebilecek iddialar tanık Arif Orta tarafından ortaya atıldı. Orta, Esenyurt Belediyesi bünyesinde gerçekleştirilen bir araç kiralama ihalesine dair teknik şartnamelerin değiştirilmesi yönünde baskı gördüğünü öne sürdü. Özellikle 4 saatlik bir ses kaydının dosyaya girmesi, duruşma salonundaki atmosferi bir anda değiştirdi.
Tanık Arif Orta, söz konusu ses kaydını can güvenliği endişesi ve üzerinde hissettiği baskılar nedeniyle aldığını belirtti. Kendisine yöneltilen sorular üzerine Orta, “Gecenin bir yarısı tehdit içerikli mesajlar alınca endişeye kapıldım ve bu durumu savcılığa ilettim. Görüşmeye savcılığın bilgisi dahilinde gittim ve tüm süreci kayıt altına alarak yetkililere teslim ettim” şeklinde konuştu. Sanık Aziz İhsan Aktaş ise bu iddiaları reddederek görüşme talebinin kendisinden gelmediğini savundu.
Yargılama sırasında mahkeme başkanı ile avukatlar arasında yaşanan kısa süreli gerginlik ise dikkatlerden kaçmadı. Mahkeme başkanının, davayı “elindeki 400 dosyadan biri” olarak nitelendirmesi ve usul tartışmaları üzerine duruşmaya bir süre ara verildi. Başkanın bu çıkışı, davanın hızlıca sonuçlandırılması ve usule uygun ilerlemesi yönündeki kararlılığını gösterirken, avukatların savunma hakkı konusundaki itirazları tutanaklara geçti.
Vatandaşların adalet beklentisiyle yakından takip ettiği bu dev davada şimdi tüm gözler 22 Nisan Çarşamba günü yapılacak olan bir sonraki oturuma kilitlendi. Mahkeme heyeti, duruşma savcısından sanıkların tutukluluk durumuna ilişkin mütalaasını alacak. Ardından sanıklar ve savunma makamının talepleri dinlenecek. Bu aşamadan sonra yapılacak olan tutukluluk incelemesi, cezaevinde bulunan sanıkların özgürlüklerine kavuşup kavuşmayacağını belirleyecek. Yerel yönetimler ve siyaset dünyasını yakından ilgilendiren bu davanın seyri, bölgedeki idari yapıyı da doğrudan etkileme potansiyeline sahip.






