Akdeniz’in o davetkar, masmavi suları, 26 yaşındaki Ali Ülkaç için şifa vaat eden bir umut kapısıydı. Diyarbakır’dan Antalya’ya, ailesiyle birlikte çıktığı gezi, ne yazık ki bir yaşam mücadelesinin ve trajik bir vedanın sahnesi oldu. Yüzündeki egzama rahatsızlığına tuzlu suyun iyi geleceği inancıyla girdiği Konyaaltı Sahili’nin dalgaları, genç adamın umutlarını yutarken, geride kalanlar için derin bir acı ve akıllarda cevapsız sorular bıraktı.
Anlık Karar, Ölümcül Bedel
Her şey, dün saat 17.00 sularında, bir öğleden sonra gezintisiyle başladı. Mazlum ve Şiyar Kaymak kardeşler ile kuzenleri Ali Ülkaç, Konyaaltı’nın serin sularına doğru ilerlerken, Ali’nin aklında tek bir düşünce vardı: Yüzündeki egzamayı hafifletmek. Ancak o gün denizin hırçın dalgaları, Ali’nin bu masum arayışına karşı acımasız bir duvar örecekti. Suya girdikten kısa bir süre sonra, Ali Ülkaç, şiddetli dalgaların etkisiyle açığa doğru sürüklenmeye başladı. Çırpınışları, sahildeki kuzenlerinin yüreklerini ağızlarına getirdi.
Kuzenleri Mazlum ve Şiyar Kaymak, bir an bile tereddüt etmeden, Ali’yi kurtarmak için kendilerini dalgaların arasına attı. Ancak denizin gücü, tecrübesiz bedenler için fazlaydı. Mazlum Kaymak da boğulma tehlikesi atlattı ve tüm gücünü toplayarak kıyıya ulaşmayı başardı. Ağabeyi Şiyar ise kuzeni Ali ile birlikte dalgaların esiri olmuştu. Bu dramatik anlara tanık olan vatandaşlar, sahilde insan zinciri oluşturarak iki genci kurtarmak için canhıraş bir mücadeleye girişti. Uzatılan demir çubuklar ve omuz omuza verilen çaba sayesinde Şiyar Kaymak, güçlükle de olsa kıyıya çekildi. Ancak Ali Ülkaç, 25 metre açıkta, dalgaların arasında hareketsizce kalmıştı.
Şifayı Denizde Arayanların Yükselen Riski
Olay yerine hızla intikal eden polis, deniz polisi, sahil güvenlik ve sağlık ekipleri, can pazarının yaşandığı bu anlarda adeta zamanla yarıştı. Kıyıya çekilen Şiyar Kaymak, ilk müdahalenin ardından Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılırken, deniz polisi ekiplerince bota alınan Ali Ülkaç için ise artık çok geçti. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontroller, genç adamın hayatını kaybettiğini doğruladı. Bu trajedi, tuzlu suyun bazı cilt rahatsızlıklarına iyi geldiği yönündeki yaygın ancak çoğu zaman yanıltıcı inancın ne denli ölümcül sonuçlar doğurabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Egzama gibi cilt rahatsızlıkları için tıbbi tavsiye yerine, halk arasındaki bilgilere itibar etmek, özellikle deniz gibi kontrol dışı doğal unsurlarla birleştiğinde büyük riskler barındırır. Konyaaltı Sahili’nin belirli bölgeleri, zaman zaman güçlü akıntılara ev sahipliği yapar ve bu durum, denize yabancı olan veya güvenlik önlemlerini göz ardı eden kişiler için ciddi tehlikeler yaratır. Bir anlık yanlış karar, bazen bir ömre mal olabilir. Bu olay, sadece denizde boğulma vakalarına ilişkin istatistiklere bir sayı eklemekle kalmıyor, aynı zamanda bireylerin kendi sağlıkları ve güvenlikleri konusundaki bilgi düzeylerinin ve sorumluluk bilincinin ne denli kritik olduğunu da hatırlatıyor.
Acı Sonun Ardından: Dersler ve Uyarılar
Ali Ülkaç’ın cansız bedeni, olay yeri incelemesinin ardından otopsi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. İşlemler tamamlandıktan sonra, gözü yaşlı kuzeni Mazlum Kaymak ve diğer yakınları tarafından teslim alınan cenaze, toprağa verilmek üzere memleketi Diyarbakır’a doğru son yolculuğuna uğurlandı. Bir tatil ve şifa umuduyla başlanan bu yolculuk, Ali’nin ailesi için tarifsiz bir yasa, hepimiz içinse acı bir dersle noktalandı.
Bu olay, deniz kenarında yaşayan veya tatil yapan herkes için ciddi bir uyarı niteliğinde. Doğanın gücünü asla küçümsemeyin. Özellikle yabancı olduğunuz sularda, uyarı levhalarına dikkat edin, cankurtaranların tavsiyelerine kulak verin ve herhangi bir sağlık sorunu için mutlaka uzman bir hekime danışın. Şifa arayışı, bilinçsizce atılan adımlarla felakete dönüşebilir. Ali Ülkaç’ın trajik sonu, belki de başkalarının hayatını kurtaracak bir farkındalık yaratacaktır. Bu acı kaybın yüreklere ektiği hüzünle birlikte, gelecekte benzer faciaların yaşanmaması adına daha dikkatli ve bilinçli adımlar atılması gerektiği apaçık ortada.






