Okul Çıkışındaki Sessiz Çığlık
Denizli’nin Çivril ilçesinde, çocukların her gün güvenle önünden geçtiği, belki de harçlıklarıyla en sevdikleri atıştırmalıkları aldıkları bir mahalle bakkalı, bir anda bir kabusun adresi haline geldi. Olay, bir ortaokul öğrencisinin yüreğindeki ağırlığı rehber öğretmeniyle paylaşmasıyla gün yüzüne çıktı. Küçük bir kız çocuğunun okul çıkışında uğradığı o dükkan, sadece bir alışveriş noktası değil, masumiyetin zedelendiği bir suç mahalline dönüştü. Yaşananlar, eğitim camiasında ve veliler arasında derin bir endişe dalgası yarattı. Çocukların güvenli alan olarak gördüğü bu tür yerlerde böylesi bir istismarın yaşanması, ailelerin zaten yüksek olan gelecek kaygılarını iyice tetikledi.
Rehber Öğretmenlerin Kritik Rolü
Eğitim sistemimizin en hassas noktası olan rehberlik servisleri, bu olayda bir kez daha hayati önemini kanıtladı. Mağdur öğrenci, bakkal işletmecisi G.T. tarafından deponun bulunduğu karanlık köşede sıkıştırılarak taciz edildiğini, ancak güvendiği bir yetişkin olan öğretmenine anlatabildi. Bu itiraf, sadece bir çocuğun değil, aynı bölgede eğitim gören diğer iki kız çocuğunun da benzer tacizlere maruz kaldığını ortaya çıkardı. Çocukların belinden tutulma ve omuz atma gibi eylemlerle sürekli bir tedirginlik içinde bırakıldığı anlaşıldı. Bu durum, çocuklarımızın okul dışındaki güvenliğinin ne kadar kırılgan olduğunu ve okullardaki psikolojik desteğin ne denli kritik bir savunma hattı kurduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
Kamera Kayıtları ve Adalet Mücadelesi
Jandarma ekiplerinin titiz çalışması sonucu incelenen güvenlik kamerası görüntüleri, çocukların anlattığı her kelimenin gerçek olduğunu ispatladı. Görüntülerde, depodan çıkan mağdur çocuğun yaşadığı şoku ve yüzünü silerek oradan uzaklaşmaya çalışması yürekleri burktu. İlk etapta mahkemece serbest bırakılan şüpheliye karşı, Cumhuriyet Savcılığının kararlı duruşu ve itirazı, adaletin tecellisi için dönüm noktası oldu. G.T., yapılan itiraz sonrası tekrar gözaltına alınarak ‘Çocuğun Cinsel İstismarı’ suçundan cezaevine gönderildi. Adli sürecin bu şekilde ilerlemesi, toplumdaki ‘cezasızlık’ algısına karşı önemli bir yanıt niteliği taşıyor.
Geçmişteki İzler ve Toplumsal Sorumluluk
Tutuklanan şahsın geçmiş yıllardan da benzer suçlardan sabıka kaydının bulunması, toplumsal bir yaranın altını çiziyor. Bir eğitim şefi olarak sormak zorundayım: Bu tür riskli profiller, çocuklarımızın bu kadar yakınında nasıl faaliyet gösterebiliyor? Ailelerin gelecek kaygılarını sadece iş dünyasındaki ekonomik daralmalar değil, aynı zamanda bu güvenlik açıkları besliyor. Çocuklarımıza ‘hayır’ demeyi öğretmenin ötesinde, onları koruyacak bir denetim mekanizmasının mahalle bazlı işlemesi şart. Bu olay, sessiz kalmayan öğrencilerin cesareti ve adaletin takibi sayesinde bir nebze de olsa teselli bulsa da, mahalledeki toplumsal travmanın iyileşmesi ve güven ortamının tekrar tesisi zaman alacak.






