Ankara Bürokrasisinden Sahaya Yansıyan Can Suyu
Denizli’nin Çivril ilçesinde, Işıklı Gölü’nü besleyen en kritik damarlardan biri olan Kufi Çayı, tam on yıldır devam eden sessizliğini bozdu. Ankara’daki su yönetimi raporlarında ‘kuraklık periyodu’ olarak geçen o zorlu on yılın ardından, bugün bölgede tam bir bayram havası hâkim. Afyonkarahisar’ın Sandıklı ilçesindeki barajların doluluk oranının %100’e ulaşmasıyla birlikte kapaklar açıldı ve beklenen müjde Kufi Çayı üzerinden Çivril’e ulaştı. Bu sadece bir su akışı değil, aynı zamanda bölge ekosistemi için hayati bir geri dönüş anlamına geliyor.
Sularla Birlikte Gelen Bereket: Balık Akını Başladı
Çayın yatağıyla buluşmasıyla birlikte ortaya çıkan manzara, bildiğimiz ‘su geldi’ haberlerinden çok daha fazlasını anlatıyor. Suyun akışıyla beraber çay yatağına dolan balıklar, Işıklı Mahallesi sakinlerini sokağa döktü. Gençlerin ve emeklilerin ellerinde ağlarla çaya koşması, bölgedeki sosyal hayatın bir anda nasıl canlandığını gösteriyor. On yıldır çatlamış toprakları izleyen vatandaşlar, şimdi akıntının getirdiği gümüş pullu balıkları yakalamanın heyecanını yaşıyor. Hasan Daşgın gibi bölge sakinleri, bu durumu ‘gençliğimize geri döndük’ sözleriyle özetliyor. Bu manzara, aslında doğanın kendini yenileme gücünün de en somut kanıtı olarak karşımızda duruyor.
Işıklı Gölü İçin Kritik Eşik Aşılıyor mu?
Kufi Çayı’nın akması, sadece balıkçılar için değil, bölgedeki tarımsal sulama ve gölün geleceği için de büyük bir fırsat kapısı aralıyor. Işıklı Gölü’nü besleyen bu ana damarın çalışması, su seviyesindeki kritik düşüşün önüne geçebilir. Bürokrasi dilinde ‘fazla suyun tahliyesi’ olarak adlandırılan bu operasyon, sahada çiftçinin yüzünü güldüren, göldeki canlı çeşitliliğini koruyan bir kurtarma operasyonuna dönüşmüş durumda. Uzun yıllardır kuraklıkla boğuşan bölge insanı için suyun sesi, ekonomik bir rahatlamanın da habercisi kabul ediliyor.
Eski Günlerin Heyecanı Yeniden Canlandı
Çay kenarında sadece balık tutanlar değil, bu doğa olayına tanıklık etmek isteyen aileler de yerini almış durumda. Güneşin tadını çıkaran vatandaşlar, on yıl sonra yeniden şırıl şırıl akan suyun kenarında vakit geçirmenin tadını çıkarıyor. Hasan Can ve diğer mahalle sakinleri için bu su, bir nostaljiden öte, bölgenin yeniden ayağa kalkması demek. Eğer bu su akışı kontrollü bir şekilde devam ettirilebilirse, Çivril ve çevresindeki doğal turizm potansiyeli de yeniden eski günlerine dönebilir. Şimdilik herkesin gözü kulağı barajlardan gelecek yeni haberlerde olsa da, Kufi Çayı’ndaki bu hareketlilik bölge halkına derin bir nefes aldırmış görünüyor.






