Yargıtay’dan Milyonlarca Çifti İlgilendiren Emsal Karar
Yargıtay, evlilik birliğinde eşine yönelik fiziksel özellikler üzerinden hakaret eden ve ekonomik sorumluluklarını yerine getirmeyen eşle ilgili emsal niteliğinde bir karara imza attı. Şiddetli geçimsizlik nedeniyle açılan karşılıklı boşanma davasında mahkeme, eşine ‘kel’ ve ‘koca bacaklı’ diyerek psikolojik şiddet uygulayan kocayı ağır kusurlu bularak, davacı kadına tazminat ödenmesine hükmetti.
Ekonomik Sömürü ve Psikolojik Şiddet Bir Arada
Dava dilekçesinde yer alan bilgilere göre davacı kadın, eşinin kendisini zorla ailesinin evine gönderdiğini, itiraz ettiğinde fiziksel şiddet uyguladığını ve evin tüm temel giderlerini tek başına karşılamak zorunda kaldığını belirtti. Eşinin vaktinin büyük kısmını kahvehanede geçirdiğini ifade eden kadın, maruz kaldığı ağır hakaretler nedeniyle 100 bin TL tazminat talebinde bulundu. Yargıtay, bu iddiaları yerinde bularak boşanma davasında ekonomik sömürü ve fiziksel özelliklerle alay etmenin ağır kusur teşkil ettiğine karar verdi.
Avukat Elvan Kılıç: Sosyal Alışkanlıklar İhmale Dönüşmemeli
Kararın detaylarını değerlendiren Avukat Elvan Kılıç, mahkemelerin yalnızca kahvehane alışkanlığını değil, bu durumun aile hayatına etkisini incelediğini vurguladı. Kılıç, “Bu karar, yalnızca kahvehaneye gitmenin kusur sayıldığı şeklinde okunmamalıdır. Eşin sürekli dışarıda vakit geçirerek evi ihmal etmesi, özel günlerde eşini yalnız bırakması ve ekonomik yükümlülüklerden kaçınması, hakaret ve şiddetle birleştiğinde evlilik birliğini temelinden sarsan bir unsur haline gelir” açıklamasında bulundu.
‘Seni Sevmiyorum’ İfadesi de Kusur Sayıldı
Yargıtay’ın aile hukukuna yönelik bir diğer dikkat çeken kararı ise duygusal ifadeler üzerine oldu. Bir boşanma davasının temyiz incelemesinde, eşine başkalarının yanında ‘Seni sevmiyorum, sevgim bitti’ diyen tarafın da kusurlu olduğu belirlendi. Kararda, bu ifadenin özellikle üçüncü şahıslar önünde sarf edilmesinin, eşin kişilik haklarına saldırı ve aşağılama niteliği taşıdığı vurgulandı. Uzmanlar, bu tür kararların boşanma davalarında duygusal ve psikolojik şiddetin delillendirilmesi açısından güçlü bir dayanak oluşturduğunu belirtiyor.
Kaynak: Hürriyet





